devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

İlk Büyük ve Eli Kanlı Devrimci Vladimir Lenin


Vladimir Lenin (1870 1924) 22 nisan 1870 te Simbirsk kentinde orta halli bir öğretmen ailesinin 6 çocuğundan ikincisi olarak doğdu.İyi bir eğitim almış, hukuk okumuş ve genç yaşta radikal düşüncelere merak salmıştır.Asıl adı Vladimir Ilich Ulyanov olan Lenin, Rus devrimi yapmıştır.

Çarlık Rusyası vahim bir durumda idi.Şaşalı günlerinden uzak, sadece fakirlik ve ümitsizliklik içinde yürüyen bir ceset topluluğu idi adeta.Lenin ve arkadaşları bu cesedi defnetmeye kalkacaktır.Abisinin Çarlığı hedef alan gösterilere katılmasını ardından canından olması, Lenin'in zaten varolan ideolojik muhalefetine bir de intikam eklemiştir.
Radikal görüşleri yüzünden okuldan kovulsa da hukuk eğitimini dışardan tamamlamaya becermiştir.St Petersburg'a taşınmış ve  burada profesyonel bir devrimci olmuştur. Ne pahasına olursa olsun Rusya'daki rejimin devrilmesi, yerine daha adil ve hepsinden önemlisi eşitlikçi bir yenisinin gelmesini gerektiğine inanıyordu.Kendisi de aynı hayalleri paylaşan birçokları gibi tutuklandı ve soluğu Sibirya'da sürgünde aldı.Sürgün çilesi 1900 yılında bitti ve Lenin takma adını alarak sahneye çıktı.İlk defa Iskra gazetesindeki bir makalesinde Lenin takma adını kullanmıştır.
Çarın sürekli onları izlediğinin farkındaydı. 15 yılı Avrupa'nın farklı şehirlerinde geçirdi. Bu süre sonunda sosyalist felsefenin mimarı Marx'ın fikirlerini kendisine rehber edinen uluslararası devrimci hareketin önemli simalarından biri, Rus sosyal demokrat işçi partisi'nin Bolşevik kolunun lideri olmuştur.Her fırsatta toplumun her anlamda eşit, özgür ve sınıfsız olacağı, yeni bir dünya düzeni kurulması gerektiğini haykırıyordu.
Birinci dünya savaşını dünyayı özellikleri Rusya'yı perişan etmiştir. 1917 şubat devrimi ile bu olay patladı.Çar hükümetten alındı. Yönetim, ılımlı sosyalist olarak bilinen Menşeviklerin eline geçmişti.Ancak bir sorun vardı.Menşevikler, çara karşıydı ama birinci dünya savaşına değillerdi.Oysa Lenin ve yoldaşları tüm kötülüklerin anası olarak gördükleri savaşı lanetliyorlardı. Almanya, Lenin ve arkadaşlarının Rusya'yı savaş dışı bırakacağına inandığı ve oraları karıştırması için Lenin'in ülke dönmesine yardım etti.Rusya adım atar atmaz Lenin, Çarı devirmiş olan geçici hükümete karşı bayrak açtı.Nihayetinde bu isyanı tarihe Ekim devrimi olarak geçecek olan ayaklanmayla sonuçlandı(Bolşevek Devrimi).Lenin darbe yapmış hükümeti devirmiştir.Lenin'in darbesinin ardından patlak veren iç savaştan kızıllar olarak bilinen bolşevikler galip çıktı.Açlık, savaş ve kıtlık ile geçen bu yıllarda muhalifleri hedef alınan kızıl terör eşlik etmiş, nihayetinde Lenin ülkenin hakim olmuştur.
Acımasız bir devrimciydi.Bu darbeyle tek hakim olmuş ve Rus ekonomisini sosyalist bir temelde yeniden yapılandırmaya soyunmuştur.Bu ekonomik planı tutmayınca yeniden özel mülkiyete izin veren yeni ekonomi politikası hayata geçirmiş, ölümünden birkaç yıl sonraya kadar devam etmiştir.Ölümünün ardından Rusya'da kelimenin tam anlamıyla her şey devletin olmuştur.1918 yılında bir suikast girişiminde ağır yaralı olarak kurtulsa da daha sonra yatalak kalmış 1924 yılında ölmüştür.
Ölmeden önce çekirdek kadrosunda Stalinden  rahatsız olmuş bu adama dikkat edin diye çevresindekileri uyarmıştır.Sınıfsız bir düzen için çıktığı yol, bürokrat sınıfının hakimiyetinde totaliter bir imparatorlukla sonuçlandı.Cesedi ölümünün ardından mumyalandı ve Moskova'daki kızıl meydan da halen sergileniyor.Mumyalanan ilk komünist lider olmuştur.
Rus ortodoks kilisesi, kızıl terör yıllarından dolayı Lenin'in tıpkı Naziler gibi resmen aşırılıkçı ve cani ilan edilmesini istemiştir.

23 Mart 2015 Pazartesi

Purolu Devrimci Fidel Castro


Küba lideri Fidel Castro 1959 dan buyana ülkesini yönetmekte, bu alanda bilinen tüm rekorları altüst etmektedir.Yakın tarihte tüm dünyanın konuştuğu Küba lideri Castro
batı yarım küredeki ilk komünist devleti kurmuş ve bunu komünizmin en büyük düşmanı Amerika'nın burnunun dibinde yapmıştır.
Şeker kamışı üreten bir babanın oğlu olarak, yoksul bir ailede doğdu.Genç Castro makus tarihini değiştirmek adına hukuk okudu.Seçimlere girmek kafasına koymuştu ki 1952 de General Batista'nın darbe yapması ile planları suya düştü.Castro bu darbeden edindiği deneyim ise bu coğrafyada sadece silah konuşur oldu.Demokrasi olan inancını rafa kaldırdı ve silahlı devrim seçeneğine soyundu.Şu an kendisi adına yöneten kardeşi Raul ile Batista rejimine karşı ayaklandı ama kısa sürede yakalanarak hapse mahkum oldu.
Çıkan afla 15 yıl yatmaktan kurtuldu ve Meksika'ya kaçtı.Orada kendisi kadar ünlü bir devrimci Arjantinli Ernesto Che Guevara ile tanışacaktı.Muhteşem ikili kolları sıvadı ve 1956 da temmuz hareketi olarak tarihe geçecek, bir avuç devrimci de birlikte Küba'ya çıktılar.Batista'ya karşı yoğun bir silahlı mücadeleye girişti ve 2 yıl sonra yenilen Batista, adayı Castro'ya bırakarak kaçtı.Ardından Fidel castro Küba komünist bir devlet olarak ilan etti.Düzen değişince içine sindiremeyen binlerce Kübalı Amerikaya kaçtı.Bir zamanlar Amerikalı zenginlerin turist olarak geldiği ve kumarbazların egzotik tatil beldesi olan Küba artık Sovyet lerin bir uydusu olarak komünist devlet olarak ortaya çıkmıştı.

Bütün dünyada komünizmle savaşan Amerika arka bahçesinde komünist devlet kurulmasına oldukça sinirlendi  ve Küba'ya halen yürütülmekte olan ekonomik ambargo uygulamaya konuldu.CIA akıllara ziyan "Domuzlar körfezi" olarak tarihe geçen başarısız bir operasyonla işler tamamen çığırından çıktı.Fidel Castro domuzlar körfezi operasyonu bertaraf edince intikam yemini ederek Sovyetlere haber uçurdu.
Sovyetlerin nükleer füze başlığı yerleştirmesi ile ada 1962 deki Küba füze krizi olarak Dünya gündemine turdu.Ortaya çıkan kriz ile Castro, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmiştir.Amerika başkanı Kennedy ve Rus lider Kruşçev'in ustaca siyasetleriyle bu kriz tatlıya bağlansa da Amerika'nın anladığı tek şey Castro sandıklarından daha dişliydi....
Tipik bir diktatör olmasına rağmen Castro Küba'daki popülaritesini hiç kaybetmedi.Birçok Kübalı ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetlerinden hoşnut görünüyordu.Ayrıca Sovyetler yıkılana dek Küba'ya oldukça yardım etti.Sovyetlerin dağılmasının ardından Küba'ya yapılan yardımlar kesildi ve kriz  başladı.Turizm alanında yabancı yatırımlara izin verildi ve küba şu ana dek kör topal idare etmektedir.Ülke hala komünist rejimle idare edilse de Castro'nun popülaritesi hala devam etmektedir.
Birleşmiş milletlerde 4 saat 29 dakika da en uzun konuşma yapmış Fidel Castro hayatında en çok kastedilen liderlerden biri olmuştur.Çoğunlukla CIA'nın parmağı olan sayısı suikast girişiminin kurtulmuştur.Zehirli pro yada  zehirli dalış elbisesi yollanmış, bir keresinde de eski sevgilisi kullanılmış, fakat eski sevgilisi sonunda suikasti dayanamayıp itiraf edince suikastten kurtulmuştur. Ayrıca imajını sarsmak için komikte olsa kimyasal ile sakallarını döktürmeye çalışmışlardır.
Castro kızlarından Arena Fernandes Amerika'ya kaçarak  sahibi oldu radyoda Miami'de babasının politikalarını eleştirmektedir.

Her ne kadar dünya üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olsa da Castro  ile sağlık ve eğitim hizmetleri taban ayrıldı ücretsiz hale getirildi.Ülke bugün bile her 100 kişiye düşen doktor sayısı ile dünya ikincisi.Maradona nın yanısıra Steven Spielberg ve Oliver Stone gibi Hollywood yönetmenlerinin de sıkı bir Castro hayranı olduğu bilinmektedir.

19 Şubat 2015 Perşembe

Küba Füze krizinde Türkiyenin etkisi


Ülkemizde pek bilinmez ama Dünya Ekim 1962'de nükleer dünya savaşının eşiğine gelmişti. Taraflarından biride Türkiyedir.
ABD li casus uçakları Küba'da keşif uçuşu yaparken adada nükleer savaş başlıkları tespit etmiş ve ortalık karışmıştır.
Başkan Kennedy Kübayı denizden ablukaya almış;  o esnada yolda olan ve savaş başlıkları taşıyan Rus gemilerinin Küba'ya girmeden batıracağını dünyaya ilan etmiştir.

Liderler karşılıklı olarak restleşmeye başlamıştır.Kimse geri adım atmazken ABD, birleşmiş milletler ve NATO'ya bilgi vermekle yetinmiş, onaylarını almamıştır.
Ülkeler arası mektuplaşma ve büyükelçilerin gizli görüşmeleri aynı zamanda gizli pazarlıklar sonucu Sovyetlerden geri gelen Küba'yı işgal fikrinden vazgeçin rampaları sökelim teklifi sonucu Ekim bunalımı da denen bu olayla birlikte bir nevi soğuk savaşı yumuşatmaya başlamıştır.
Sovyetler Küba'daki füzelerin rampalarını sökme teklifine karşılık Türkiye'deki Jüpiter füzelerinin kaldırılmasını istemiştir.daha görüşme sürerken füze rampaları Türkiye sorulmadan kaldırılmaya başlanmıştır.Bu durum ABD'nin Türkiye'ye ne kadar sallamadığını göstermektedir aslında.O dönemde Türkiye'nin başında kim olduğunu sorarsanız tabii ki 17 mayıs darbecileri ve CHP olduğunu görürsünüz.Jüpiter füzelerinin Türkiye'den kaldırılması olayını Türk halkı 40 yıl sonra öğrenmiştir.
Nikita Kruşçev Jüpiter füzelerinin den kaynaklanan rahatsızlığını batılı gazetecilere verdiği bir yemekte Karadeniz kıyısına ve ufku gösterisi ne görüyorsunuz diye sormuştur.Gazeteciler bir şey göremediklerini beyan ettiğinde Rus lider benim gördüğüm bana karşı çevrilmiş jüpiter füzeleridir diyerek rahatsızlığını  dile getirmiştir.

Küba füze krizi olayının sonunda taraflar anlaşmış ve Kübada ki Sovyet füze rampaları sökülmüş Türkiyedeki jüpiter füzeleri temizlenmiş ABD Küba'ya saldırmayacağız ve toprak bütünlüğünü koruyacağız sözünü vermiş bunun yanında Rusya ise Türkiye'ye saldırmayacağız ve toprak bütünlüğünü koruyacağını söylemiştir.
Ekim bunalımının sonunda Ruslar Kruşçev iktidarının yenilgiye uğradığını düşünmüş ve onu koltuğundan indirmişlerdir. Çin, Sovyetleri Küba'yı yalnız bırakmak ve komünizm davasına ihanet ile suçlamış Moskova, Pekin arası açılmıştır.Krizin ardından soğuk savaş yumuşamış ve Washington ile Moskova arasına doğrudan haberleşmeyi sağlayacak özel telefon hattı kırmızı hat çekilmiştir.Küba füze krizi birçok gelişme kapı aralarasada krizin zirveye tırmandı 27 ekim 1962, tarihe nükleer savaşın eşiğinde gönülden gün olarak geçecek ve Küba lideri Castro savaşa ne kadar yaklaşıldı diye sorulduğunda baş parmağıyla işaret parmağının arasından hava geçmeyecek şekilde yaklaştırıp işte bu kadar yaklaştık diyecekti.