nasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2015 Çarşamba

"UFO" Peki Nedir BU UFO Gerçekten UFOlar varmı?


UFO tanımlanamayan uçan obje anlamına gelmekte olup, dünya dışı varlıkların kullandığı araç şeklinde bilinmektedir.Peki gerçekten UFOlar varmı ?Bu kadar büyük ve görkemli bir kainat yapısı içinde yaşayan tek canlı bizler miyiz ?
sorusu herkes tarafından sorulmaktadır.Kimisi UFO'ların varlığını kesinlikle reddederken, ülkemizde de geniş bir tabaka Ufo'nun Amerikan uydurması olduğunu düşünmekte.Fakat UFO gerçeği hakkında,  oldukça derin deliler ve teoriler bulunmaktadır.
Bugüne kadar ki dünyanın en büyük komplo teorilerine bir olan UFOlar, 1947 yılında Amerika'nın NEw Mexico eyaletindeki Roswell kasabası yakınlarında düşen, halen ne olduğunu net olarak anlaşılmayan gök cismi ile birlikte insanlık tarihinin en renkli ve en gizemli tartışma konusu olmuştur.


2 temmuz 1947 de Roswell kasabasına düşen gök cismi, askeri yetkililer tarafından araştırılmış ve ertesi gün gazete manşet olarak bu haberi yayınlanmıştır.Fakat anında tüm Amerikan resmi makamlar tarafından, haber yalanlanmış ve anında basın yayın yasağı konmuştur.Tabi ki bu olayın ardından durum patlamış ve  olaya sonradan dahil olan resmi kişilerin sonradan yaptığı itiraflara göre, istikameti bilinmeyen parlayan bir gök cismi kasabaya düştü ve cismin etrafında ikisi canlı olmak üzere 5 canlı bulundu.Resmi kayıtlara geçen bu olay ardında askeriye harekete geçerek hemen olayı örtbas etti.Olay ilgili bilgi ve kalıntılar hava üssüne ölü canlılar white Sands füze üstüne, halen yaşamakta olan biyolojik canlı türleri ise UFOlarla ilgili başka bir efsane,  tüm dünyanın konuştuğu 51 inci bölgeye gönderildi.İddialar bu yönde olup resmi makamlardan yapılan açıklamaya göre düşen cisim bir hava balonu.
Başka bir tanık ise düşen cismin parçalarından birinin eve getirildiğini, cismin büküldüğünü fakat kırılmayan bir madde olduğunu.Aynı zamanda üzerinde hiyeroglifi andıran harfler olduğunu söylemiştir. Roswell hadisesi o günden beri devam etmekte olup Amerikan yetkilileri sürekli çelişkili açıklamalar yapmıştır.Artık açıklamalara dayanamamış olsalar gerek haziran 1997 de Amerikan Hava Kuvvetleri ikinci bir Roswell'ın açıklaması yaptı ve düşen cismin gizli bir silah olduğunu, Sovyetlere karşı kullanılmak üzere denendiğini söyledi.Peki bu açıklama için 50 yıl neden beklendi.
Bu açıklamanın ardından emekli bir yüzbaşı kendisine 1960 larda kendisine verilen bir görevin Pentegon tarafından, Roswell de düşen cismin parçalarını bir araya getirmek ve teknolojisini çözmek şeklinde açıklamıştır.Yoksa Amerika askeri uçakları ufo teknolojisini mi kullanıyor.
Ufo iddialarını güçlendiren başka bir kaynak ise 51 inci bölgedir.Las Vegas'ta bulunan, UFO araştırmacılar tarafından dreamland olarak isimlendirilen askeri kompleks, çok gizli olup yüksek derecede teknolojik uçakların yapımı için kullanıldığı Pentagon tarafından açıklanmış ,fakat komple teorisyenleri ve ufo araştırmacılarına göre ele geçen dünya dışı varlıkların ve cihazların tutulduğu ve teknolojilerinin çözümlenip yeniden kullanıldığı alan dır. Bu alanda dünya dışı varlıklar yani uzaylıların otopsisi yapıldı.Cesetlerin hala burada saklanıyor.Ufolarla temas kuruldu ve teknolojilerinin taklit edildiği gibi pek çok varsayım bulunmakta ve pek çok filme konu olmuştur 51 inci bölge.
Ufolar askeri ile ticaret uçakları tarafından defalarca defalarca gözlemlenmiş, bilinen uçuş teknikleri ve fizik kurallarını aşacak yükseklikte manevralar yaptıkların radarda radar tespit edilmiştir.Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan birçok hadise yüzlerce kişi tarafından UFO gözlemleri yapılmış bu gözlemler fotoğraf ve filmlerde desteklenmiştir.Ülkemizde de pek çok kez haberlere konu olmuştur ve ayrıca savaş pilotlarının UFO'larla it dalaşı yaptığı bilinmektedir.Astronotların UFOları defalarca gördükleri sonradan yaptıkları itiraflarda ortaya çıkmıştır.Ayrıca füze araştırmaları roket teknolojisinin önemli bilim adamları da UFOları inceleyerek ilginç tespitler yaptığı, iddalar arasında yer almaktadır.
Ufo'ların yakın takibe alındığı başka bir ülke ise Rusya'dır.Resmi verilere göre Ruslar Stalin döneminden bu yana konu ile ilgili derin çalışmalar içerisinde olup Amerika'ya kıyasla daha sert uygulanan sansür nedeniyle pek ortaya çıkmıştır.Bu çalışmalar UFOların Mig uçaklarını düşürdüğü şeklinde bir rapor yayınlanmış, söz konusu raporda" pilotlarımız ufoları takip etti ve düşürme emre almıştı ama ufo'lar birden hızlanıyor ve buna ayak uydurmaya çalışan pilotlarımız uçakların kontrolünü kaybederek düşüyorlardı buna benzer 3 vaka yaşadık hepsindede pilotları kaybettik "rapora göre Rusya'da 30 adet Ufo gözlem merkezi kurulmuştur.Uzaya ilk çıkan insan Yuri Gagarin UFO'larla ilgili deneyimlerini belgelere dökmüştür Gagarin'e göre Ufolar, gerçek ve inanılmaz bir süratle hareket ediyorlar.Ayrıca başka bir diyalog, Stalin 1948 yılında Roswell bölgesinde UFO vakası yaşanınca olay yerine olayı soruşturması için bizzat Rus ajanları gizli olarak yollandığı ortaya çıkmıştır.Ayrıca her tarafta bulabileceğiniz doğruluğu net olmayan ama Sibirya düşmüş bir UFO fotoğrafın etrafında insanlar olduğu bir fotoğraf mevcuttur.Rusların UFOlarla temas kurduğu söylenmektedir.

Nasa'nın sürekli UFO fotoğraflarını sansürlediği, Amerika'nın tüm dünyada UFO olayını örtbas etmeye çalıştı söylenmekte olup, CLinton'ın UFOları araştırın şeklinde talimat verdiği bilinmektedir.Ayrıca ikinci dünya savaşı boyunca tanımlanamayan uçan cisimler hem Alman, hem de müttefik uçakları tarafından takip edilmiş hiçbir zaman resmi açıklama yapılmamış ve bunlara foo fighters ismi verilmiştir.
Nato raporlarına göre en az 4 tür dünya dışı biyolojik varlık dünyayı sürekli ziyaret ediyordu.Düşmanca bir tutumları yoktu ve uzun zamandır yeryüzüne inceliyorlardı.1993 te Norveç açıklarında su altında tanımlanamayan cisimler test olduğu tespit ediliyor.Söz konusu cisimler denizaltı büyüklüğündeydi ve su altında inanılmaz bir süratle hareket ediyor.Buna karşılık bölgeden NATO deniz tatbikatı başladı her ne hikmetse tatbikat esnasında bir Amerikan destroyeri ortadan kayboldu ve bir daha haber alınamadı.Aynı bölgede 2000 yılının Ağustos ayında Rusya'ya ait bir nükleer denizaltı, bilinmeyen sebepten dolayı batmıştı.80 li yılların sonunda NASA tarafından oluşturulan bilimsel bir komite, üzerinde canlı zeka barındıran 10 milyar dolayında gezegen olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Pekçok Filme ve tartışmaya, kitaba, diyaloglar yol açan UFOların varlığı ile ilgili Erik Von Daniken in Tanrıların Arabaları isimli kitabından başlayan araştırmaları, eski dini metinler ve bulduğu tabletlerle UFO gerçeğini daha da kanıtlamaktadır.Pek çok ülkede resmi makamlarca özellikle hava ve ordu kayıtlarında pek çok UFO teması gizli arşiv lerde bulunmaktadır.Ayrıca bir düşünün altıpatlar 150, Dinamit yapılalı bir asır olan dünya, şuan akıllı telefonlar seviyesindedir.Bu teknolojinin çoğu Amerika tarafından ortaya çıktığı düşünülürse, Amerika'nın bu teknolojiyi uzay teknolojisini taklit ettiği ortaya çıkabilir.Bu kadar büyük bir kainatta yalnız olmadığızı ve ortaya konulan diğer deliller sonucu düşünürsek, acaba UFO gerçek mi değil mi sorusunun cevabını size bırakıyorum.

10 Şubat 2015 Salı

Mars'ta Hayat Var mı? Marstaki Yüz KİMİN?




Çok uzun zaman önce Mars gezegeninde bugün ki gibi soğuk ve steril bir atmosfer yoktu ve bitkiler hayvanlar, hatta akıllı canlılar, büyük medeniyetler yaşıyordu. Okyanuslar, piramitler, ormanlar vardı ve hatta bize benzemeseler bile insanlar  yaşıyordu.


Bu komplo teorisi bir masal gibi görünse de pekçok bilim adamı ve araştırmacı bu savın peşinden girmiş ve ciddi araştırmalar yapmıştır.Peki bunları bu düşüncelere iten ne olmuştur.

Viking 1 adlı uzay aracı 1976’da Mars yüzeyinde elde ettiği fotoğrafları dünyaya ilettiğinde dünya çok uzun ve derin bir tartışmanın içine itilmişti.Aracın Mars’ın Cydonia bölgesinden aldığı fotoğraflarda var olduğuna inanılan insan yüzü şekli dünyayı şoke etmiş ve tartışmalar başlamıştı.
Çekilen 60 bin resim bu yüz şeklinin gölge yanılması değil somutbir şekil olduğu gerçeğini yansıtıyordu.Başka bir olay ise yüz şeklini işaret eden piramit şekliydi.Aynı zamanda şehir kompleksi şeklinde yapı kalıntılarına benzer şekiller keşfedilmişti.Bu üç şekil bir üçgen oluşturuyordu.

Bu keşiften sonra ortalık karıştı ve Mars’ta hayat olduğu ya da önceden var olan medeniyetin insan yüzü ve piramit dahil pek çok yapı yaptığını ve bu canlıların insandan daha akıllı olduğu savları ortaya atıldı.



Bu tartışmalar hararetle sürerken 1993 yılında NASAtartışmaları bitirmek için Mars Observerisimli uydusunu söz konusu bölgeye gönderdi ve gözlem aracı bu bölgede kayboldu! Bu kayboluşun ardından tartışmalar hiç bitmedi.Bir grup NASA’nın canlıları keşfettiğini ve durumu gizlemek için uyduyu kaybettiğini iddia etti ,bir kısım ise aracı uzaylıların kaçırdığını…..

Tartışmalar sürerken 97 yazında Pathfinder isimli uzay aracı NASA tarafından Marsın yüzeyine inmek üzere gönderildi.Uzay aracı kızıl gezegenin yüzeyinden yolladığı görüntülerden sonra NASA yaptığı açıklamada Marsta şimdi olmasa bile bir zamanlar hayat vardı!ABD başkanı Bill Clinton bunun insanlık için en heyecan verici bulgu olarak açıkladı.


Daha sonraları Mars ile ilgili milyonlarca fotoğraf yayınlandı,  haber yapıldı ama esrar perdesi hiç aralanmadı.Bir kesim bu iddiaları çürütmek için keşfedilen şekillerin doğal yaşlar ve yapılar olduğunu iddia etse de Mars’taki medeniyet kavramına inananların sayısı oldukça yüksektir.

31 Ocak 2015 Cumartesi

Amerika Gerçekten Ay"a Gitti Mi?



Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım..." Neil Armstrong'un 37 yıl önce dünya tarihine geçen bu sözünün artık hiçbir kanıtı yok. O anın orijinal görüntülerinin, NASA'nın Maryland'deki üssünde kaybolduğu ortaya çıktı. Avustralyalı bir bilim adamı tarafından ortaya çıkarılan olay, "ABD Ay'a gitmedi. Görüntüler stüdyoda tezgahlandı" tezini savunan binlerce komplo teorisyenini de sevindirdi. Teorisyenler, NASAnın sırrını örtbas etmek için kasetleri ortadan kaldırdığına inanıyorlar.

Stüdyoya mı ayak basıldı?
Komplo teorisyenlerine göre aya hiç gidilmedi, tüm görüntüler bir stüdyoda çekildi. ABD, SSCB ile bir uzay yarışına girişmiş, rakip uzaya insan göndererek öne geçmişti. NASA da buna karşılık, Ay'a gittik yalanını uydurdu. İşte komplo teorisyenlerinin iddiaları:

70 kilo olan Neil Armstrong, yüzeyde derin izler bırakırken, 1 tonluk uzay aracı neden hiçbir iz bırakmıyor?

Astronot gölgede kalmasına rağmen nasıl bu kadar net ve parlak görülüyor?

Güneş gibi çok uzak bir ışık kaynağından bu kadar güçlü bir ışık gelip de taşların bu şekilde gölge yapmasına neden olamaz. Ama stüdyodaki spotlar yapabilir....

Amerika Ay'a gerçekten gitti mi?

Üzerinden yıllar geçmiş olsa da insanoğlunun kafasında hala bazı sorular cevap bulmuş değil. Gitti, gittiyse şimdi neden bir insan gidemiyor. O zamanın teknolojisi müsade ediyorsa bugün her dakika git gel yapılabilmesi hatta ay yüzeyinde fink atılıyor olması gerekmez mi? İşte insanların kabul edemediği ve açıkçası merakta uyandıran, ikileme düşüren o iddialar ve mantıklı gelebilecek antitezleri.

1. Ay yüzeyindeki gölgeler


İDDİA 1. Aya iniş fotoğraflarındaki ışıklandırmanın yapay olduğu savı. NASA'nın Ay yüzeyinde kullandıkları tek ışık kaynağını güneş olarak belirtmesine karşın fotoğraflarda bu tezi çürüten gölgeler olduğu iddiası.

2. Sıcaktır o, yansa duramazsınız!

İDDİA 2. Ay yüzeyinde sıcaklığın -170° ila +150°C civarında olması nedeniyle aya gerçekten inmiş olmaları durumunda Neil Armstrong ve Buzz Aldrin'in fotoğraf makinelerinin vesaire erimiş veya donmuş olmaları savı

3. Bayrağın havasız ortamda dalganmaması lazım?

İDDİA 3. Bazı video görüntüleri: Mesela A-15 filminde bir astronotun omuz hizasından cisimleri bırakış sahnesinde cisimlerin hızı ve katettikleri mesafe analiz edildiğinde bu görüntünün ya Dünya'da çekilip yarı hızda oynatıldığı ya da ayda olduğu iddia edilen astronotun sadece 115 santimetre boyunda olması gerektiği iddia edilmiştir. Atmosfersiz ve dolayısıyla rüzgarsız ve oksijensiz ay yüzeyinde Amerikan bayrağının dalgalanması ve LEM örümceklerin Ay yüzeyinden kalkarken ateş ve duman çıkarmalarının imkânsızlığı öne sürülmüştür.

4.Sovyetleri bir an önce yenme isteği
Nitekimde başarılı oldu palavradan gittik değince suya sabula dokunmadan yarışı kazandılar

5. Tetkik yok bişey yok kardeşim!

İDDİA 5. Astronotları 6 kere aya gotürüp getiren LEM araçlarının bu olaylardan önce veya sonra tarafsız otoritelerce test veya tetkik edilmediği savı.

6. Kol saatiyle aya gittiler.

İDDİA 6. Apollo araçlarda bulunan ve 2 kb RAM, 36 kb ROM kapasitede çalıştığı belirtilen ilkel analog bilgisayarın [Apollo Guidance Computer] modern bir elektronik kol saatinden daha az işlem gücüne sahip olması bakımından aya gidişte yetersiz kalacağı.

Sizin bu konudaki fikirleriniz neler..Rusya ile yarışın ortasındaki bir Amerikanın gerçekleri değilde sahte oyunlarıyla Dünyayı kandırmış olabilir mi?