napolyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
napolyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

General Napolyon


Kısacık boylu oranın kendinden çok daha büyük egosuyla dünya tarihine geçecek olan Napolyon, Avrupa tarihinin en karizmatik simalarından biridir. 1769 1821
Napolyon, imparator olarak ülkesinin tarihine damga vurmuş olsa da ona bu fırsatı veren imparatorlukları hedef alan Fransız devrimi olmuştu.Özgürlük, eşitlik, kardeşlik temalı Fransız devrimi patlak verdiğinde bir topçu subayı olarak rütbesini yükseltme peşindeydi.Yeteneklerini sergileyerek diğerleri arasından sıyrılmış, devrim sonrası kurulan ilk Fransız cumhuriyeti'nde özellikle İtalya cephesinde kısa boyuna rağmen sürekli ön saflarda savaşması askerlerin gözünde efsane yapmıştır Napolyon'u....

Devrimden 10 yıl sonra 1799 da ihtiraslı asker gibi elindeki gücü sürekli kendisini kullandı ve yaptığı darbe ile kendisini cumhuriyet Fransa'sının bir numaralı ismi ilan etti.Aradan 5 yıl geçmeden imparatorluğu ilan ederek kendini imparator ilan etti.
On dokuzuncu yüzyılın ilk 10 yılında emrindeki Fransız ordusunun Avrupa'da sivrilen her ülkenin üzerine sürdü.Karşısına kim çıkarsa devirdi.Peşpeşe kazandığı zaferlerle kıta Avrupa'sında parselledi.Ele geçirdiği diğer ülkelerin başına akrabalarını ya da yakın arkadaşlarını oturtarak koca Avrupa'yı babasının çiftliği gibi yönetmeye başladı.Her zaferde egosu şiştikçe şişmiş, neredeyse tüm dünyayı gözüne kestirmişti.
1798 de mısır seferine çıkan Napolyon, şubat 1799 da Suriye üzerine yürüdü.Fakat Akka'da Cezzar Ahmed Paşa komutasındaki sert Osmanlı direnişi karşısında bozguna uğradı.Bu yenilgi karşısında Mısır'a dönmek zorunda kalmış, Cezzar Ahmed paşa karşısında ilk yenilgisini yaşayan büyük lider Akka'da durdurulmasaydım, bütün doğuyu ele geçirebilirdim diyecektir.
Yenilmez bir armadaya dönüşen ordusu, 1812 de Rusya'ya yollamış ve burada yediği tokat Napolyon'un yüzünü kızarmıştır. Napolyon Rus seferinde Moskova'ya ulaşmış fakat uyanık Ruslar kış faktörünü göz önünde bulundurarak içeri kadar çekilmişler.Napolyon, Rusya'nın kan donduran kışı General Kış ile başbaşa kalmıştır.Fransızlar geri çekilmeye başlamak zorunda kalmış ve Napolyon yenilmiştir.Ardından bir yıl sonra Avrupa ülkelerinin kurduğu altıncı koalisyon, Napolyon'a sağlam bir tokat atıp Fransa'yı işgal etmiştir.Halkın ve askerin gözünde yenik düşen imparator, akdeniz İtalya açıklarında Elbe adasına sürgüne yollandı. artık Napolyon için her şeyin bittiğini inanılmıştır.
Ancak onun planları daha bitmemiş yeni başlıyordu.Yenilgi hazmedemeyen Napolyon, 1 yıl sonra Elbe adası ndan kaçıp soluğu Paris'te almış, kral onsekizinci Lui'nin kendisini yakalatmak için yolladığı orduyu kısa bir sürede yanına çekmeyi başarmıştır.Eski defterleri açan Napolyon, kralın kaçmasını sağlamış tekrar koalisyon güçleri olan hesabı kapatmak için Waterloo'ya hareket etmiştir.İngilizler ve Prusya ile savaşan Napolyon, 1815 yılında Waterloo'da utandırıcı bi mağlubiyet almıştır.Burada İngiliz gözetiminde 6 yıl Saint Helen adasında kalmış ve burada yalnız bir şekilde ölmüştür.
Napolyon sağlığının birden bozulması nedeniyle öldüğünde otopsi yapılmasını cesedine istemiş, yapılan otopsi sonucunda doğal yollardan öldüğü söylenmiştir.Fakat yakın tarihlerde ortaya çıkan bilgilere göre Napolyon, arsenik zehirlenmesi nedeni ile ölmesi güçlü ihtimaller arasında....
Napolyon 24 yaşında general dolmuş, çok sevdiği büyük aşk yaşadığı karısı Josephine ile evlenmiş, Fransa'yı modern bir Avrupa imparatorluğuna dönüştürmüştür.Ele geçirdiği ülkelerde liberalizm ve hoşgörüyü silah zoruyla hayata geçirdi.Onun tabiri demokrasinin eli silahlı bekçisiydi.
Modernize ettiği orduyla sayısız zafer kazanmış, taktiklerini farklı kaynaklardan çıkarmıştır.Savaş stratejileri dünyanın birçok akademisinde ders olarak okutulmuştur.Neden olduğu savaşlarda 6 milyon kişi hayatını kaybetmiştir.

4 Mart 2015 Çarşamba

Orta Afrika'nın İmparatoru Bokassa Çılgın Diktatör


Kara kıtanın başına çöreklenen diğer diktatörler gibi Bokassa'da asker kökenli idi.Misyoner okulunu okuduktan sonra Fransız ordusuna katılmış ikinci dünya savaşında Fransa da Almanlar ve ardından Fransız Hindiçini nde komünistlere karşı savaşmıştır.Bu savaşların ardından yüksek derecede Fransız nişanları almıştır.Orta Afrika Cumhuriyeti'nin
Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasında ardından devlet başkanının onun kuzeni olmasından kaynaklanan bir süratle Orta Afrika genelkurmay başkanı na kadar yükseldi.Daha sonra ikilnin arası açıldı ve 1966 yılında akrabasının devirerek klasik bir Afrika askeri darbesi yapmış olan Bokassa olsa kendini imparator olarak ülkenin başına atadı.
Tabiki her Afrika ülkesi gibi Orta Afrika'da işsizlik ve fakirlikten kırılıyor ve muhteşem diktatör işsizlik sorunu çözmek için çözümü eşsizdi.
18 55 yaş arası herkes işsiz olduğunu kanıtlamak zorundaidi.Kendisi için ise bolluk bolluk içinde yüzüyor, 22 milyon dolara taç takma töreni yapıyordu.
Kendisine ait bir ifade herşeyi özetliyor du aslında "burada gördüğünüz her şeyin parasını fransızlar eder biz para isteriz onlar verir ve harcarız"
1976 da Bokassa  kendini iyice kaybetti ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde artık monarşi olduğunu ilan ettiği ve adını Orta Afrika imparatoruna çevirdi.Kendini imparator ilan eden narsist diktatör, tüm batılı devletleri davet ederek kendisine 22 milyon dolara mal olan (o zaman ne kadar büyük bir para olduğunu düşünün) taç giyme töreni yaptı.Ülkesi ise fakirlikten kırılıyor, ülke bütçesinin dörtte biri sadece bu taç giyme töreninde çarçur edilmişti.Batılı ülkeler bıyık altından gülüyordu Fransızlar ise deliye dönmüştü
Lakin Bokassa rejiminin her uygulaması bu şekilde alaya alınacak kadar matrak değildi.Sömürge artığı her diktatör gibi  halkını katletmekten geri duyu durmadı.İşkence ve sorgusuz infaz lar bir kenara öyle bir noktaya gelindeki Bokassa olsa muhaliflerini yediği evet bizzat yamyamlık ettiği bile iddia edildi.Ülkede artan hırsızlık olaylarına rahatsız olan diktatör başkentin meydanında askerlerle birlikte onlarca hırsızı sıra dayağına geçirmekten geri durmadı hatta üç tanesi dayaktan ölmüş,diğeri diğeri ise kızgın güneşin altında ibreti alem olsun diye saatlerce bekletilmişti.Başka diğer bir garip alışkanlığı da kabineden azlettiği bakanların cüzdanlarından koleksiyon yapmasıydı.
Ülkede üniforma giymeye reddedenlere başını ezdi.1979 'da 100 öğrencinin öldürülmesi bardağı taşırdı.Devletin şart koştuğu üniformaları girmeyi reddeden öğrenciler öldürülmüştü.Artık Fransa'da bu kasabın arkasında durmamaya başlayınca batılı devletler ve Fransız komandolar tarafından desteklenen eski başkanı  barakuda operasyonuyla kendisini tekrar devirerek ülke tekrar cumhuriyete dönüştürmüştür.

Ardından Bokassa olsa Paris'e kaçtı.Paris'teki var onu çok sevmese de kendisine layık gördükleri nişan gereği onun elleri kolları bağlanmıştı.Paris'te bulunduğu yıllar içinde üst düzey devlet yetkilileri onu kandırarak yani öyle görünüyor ülke seni bekliyor diyerek gaza getirdikleri Bokassa ülkesine geri döndü ve anında tutuklandı.Adam öldürme, zimmete para geçirme, yolsuzluk ve hatta yamyamlık suçlarından yargılandı idama mahkum edildi.Ardından cezası ömür boyu hapse çevrildi.7 yıl dört duvar arasında  kaldıktan sonra eskiden koruması olan yeni devlet başkanının emriyle 93 yılında serbest bırakıldı 3 kasım 1996 da kalp krizinden öldü.
Bokassa  70 lerin ortasında tüm afrikalı diktatörlerini akıl hocası olan olan Kaddafi'de bir araya geldi. Ondan çok etkilenmiş olacak ki müslüman olduğunu açıkladı lakin birkaç ay sonra yine katolik devlet başkanı olarak halkı selamlayacaktı.Bu şaşırtıcı manevrada Kaddafi'nin kendisine vaadettiği kredi vermekten vazgeçmesenin rol oynadı açıkça görülmektedir.
Diktatörün insan eti yediğine dair iddalar öğrenci olayların ardından Paris  gazeteleri tarafından yayınlanan fotoğraflar da patlak verdi.Buna göre içinde insan parçacıkları bulunan bir buzdolabı vardı ve buzdolabı Bokassa'nın  sarayında bulunuyordu.Bokassa ısrarla bu fotoğrafların morgta çekildiğini söylesede kimse inanmadı.Diktatörün, öldürdüğü muhaliflerine sarayın bahçesinde aslan ve timsah ları beslediği ve daha nice buna benzer şekilde sapıkça birçok iddaa hakkında bulunmaktadır Bokassa'nın.

http://tarihvekomplo.blogspot.com.tr/2015/03/orta-afrikann-imparatoru-bokassa-clgn.html