kaddafi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaddafi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2015 Perşembe

Afrika Kasabı İdi Amin Dada


Uganda kasabı olarak bilinen İdi Amin belkide sömürgecilik dönemi Afrikasının en eli kanlı diktatörüydü.Yönetimi süresince 300 ila 400 bin kişiyi öldürdüğü bilinmektedir.

Bugün Uganda Cumhuriyeti olarak bilinen o sıralarda İngiliz sömürgesi olan topraklarda yaşayan müslüman Kakwa kabilesine mensup bir ailenin çocuğu olan İdi Amin, babasız büyümüş ve eğitime dair pek bir bilgi yoktur.Yıldızını parlatan olay, İngiliz imparatorluğu'na bağlı Afrika'daki sömürgelerde faaliyet gösteren özel bir askeri birlik olan Kings African Rifles katılmasıydı.1946 da katılan İdi Amin Burma, Somali, Kenya ve Uganda da imparatorluk adına savaştı.Her ne kadar askeri yetenekleri iyi olsa da onun adını duyuran asıl olay sorgulamalarda sergilediği acımasız yüzü olmuştur.Ölçüsüz güç kullanımı hayattaki belirleyici faktör haline gelmiştir.Adeleli yapısı kaslı vücudu ve vurduğunu indiren bir boksördü.
1962 de Uganda bağımsızlığına kavuşmuş ve başbakanlığa Obote getirilmiştir.İdi Aminin yakın arkadaşı olan bu ikili adeta ülkede yolsuzluk ve hırsızlığın başını çekmiş, paraları cebe indirme başlamıştır.Bu durum Uganda cumhurbaşkanı nın rahatsız olması ve parlamento soruşturma açılmasını istemiştir.Köşeye sıkışan Obote, karşı saldırıya geçmiş İdi Amin'nin yardımıyla anayasayı askıya aldırmış cumhurbaşkanını İngiltere sürgüne yollamıştır.
Başkanlığa geçen Obote  artık İdi Amin ile birlikte daha rahat at koşturma başlamış,İdi Amin ise ordu içerisinde pozisyonunu güçlendirmeye başlamıştır.Ülkenin genelkurmay başkanı olmuş, mafya babası gibi hareket etmeye başlamıştır.Silah kaçakçılığı yapıp diğer ülkelerin özellikle İngiliz ve İsrail ajanları ile çok sıkı fıkı ilişkilere girmiştir.Obote bu durumdan rahatsız olunca onu diskalifiye etmeye çalışmıştı.Fakat İdi Amin baskın çıkmış ve 25 ocak 1971 de obate  yurtdışına çıktığında İdi Amin darbe yapmış ve başkalığa kendini getirmiştir.
O tarihten itibaren Uganda'da herşey aşırılığa kaçmaya başlamış ve adeta ülkenin çivisi çıkmıştır.İdi Amin fakir olan ülke halkın parasını daha çok çalmaya başlamış ve halkı iyice fakirleştirmiştir.Bu konuda ses çıkarmaya kalkanları ise bizzat kendi emriyle öldürmüş hatta kendi kabinesinde birçok bakan bizzat kendisi tarafından öldürülmüştür.Ekonomiyi düzeltmek adına takındığı saplantısı yüzünden İngilizlerin zamanında ülke yerleştirdi ve ticaretle uğraşan Asyalı nüfusun özellikle Hindistan ve Pakistan'ın ayrı ülkeden sınırdışı ettirmiştir.

Aşırılıkları bununla bitmemektedir İdi Amin iktidardayken 4 beyaz İngilizin taşıdığı tahtırevanle dolaşırdı.Böylelikle eski efendisi olan İngilizlere olan takıntısı , intikamını alıyordu.Ayrıca dünya kamuoyu ve ülkesinde sıklıkta yamyamlık da suçlanıyordu.İnsan eti yediğine dair pekçok iddaa dolaşmaktaydı.Kendisi zamanında bir kabile esir düştüğünde zorla insan eti yedirildiğini itiraf etmişti.İngilizlerin en yüksek nişanlarını olan Victoria nişanlı ile ödüllendirilen İdi Amin 1976 da arabulucu olarak gittiği Kuzey İrlanda'da İskoç bağımsızlığı için mücadele ettiğini belirtmiş ve kendini İskoçya kralı olarak ilan etmiştir.Ayrıca 1975 te Suudi Arabistan kraliyet ailesinin fertlerinden birinin cenazesinde İskoç erkeklerin giydiği etek olan KİLT giyerek katılmış popüler malzeme olmuştur.Kendi karısının parçalara ayrılmış şekilde cesedi bulunmuştur.Bu sapkın diktatör aynı zamanda Hitler hayranıdır.Birleşmiş milletler genel sekreteri ne yazdığı mektupta Hitler 6 milyon yahudi gaz odalarına gönderdiyse bunu yahudilerin dünya halkının çıkarlarına aykırı olduğunu bildiğinden yaptı diyebilmiştir.
1976 da kaçırılan meşhur İsrail lerle dolu Air France uçağının kaçırılmasında da parmağı olduğuna inanılıyor.Filistinliler tarafından Entebbe havalimanında İsraillilerle pazarlık yapılırken Mossad tarafından yapılan operasyonlar kurtarılan uçak yüzünden İdi Amin'nin popüleritesi düşmüş ve ardından 1978 de Libya birliklerin desteğiyle Tanzanya'daki kuzey vilayetlerini işgali etmesi İdi Amin 'nin sonu olmuştur.Bu savaşta Tanzanya birlikleri Uganda ya girmiş ve Uganda ordusu darbe yaparak İdi Amin gitmesini sağlamıştır.Ardından Libya kaçan İdi Amin Kaddafi'nin yanında uzun bir süre kalmış, ardından Suudi Arabistan'a yerleşmiş ve orada ölmüştür.
Arabistan'da yaptığı bir açıklamada ne kadar anlayışsız olduğu açığa çıkacaktır."Ülkeden ayrıldığımdan beri Uganda'da insan haklarına saygı göstermiyor." 

Hakkında daha fazla bilgi için İskoçya'nın son kralı filmini izleyebilirsiniz.
http://tarihvekomplo.blogspot.com.tr/2015/03/afrika-kasab-idi-amin-dada.html

4 Mart 2015 Çarşamba

Orta Afrika'nın İmparatoru Bokassa Çılgın Diktatör


Kara kıtanın başına çöreklenen diğer diktatörler gibi Bokassa'da asker kökenli idi.Misyoner okulunu okuduktan sonra Fransız ordusuna katılmış ikinci dünya savaşında Fransa da Almanlar ve ardından Fransız Hindiçini nde komünistlere karşı savaşmıştır.Bu savaşların ardından yüksek derecede Fransız nişanları almıştır.Orta Afrika Cumhuriyeti'nin
Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasında ardından devlet başkanının onun kuzeni olmasından kaynaklanan bir süratle Orta Afrika genelkurmay başkanı na kadar yükseldi.Daha sonra ikilnin arası açıldı ve 1966 yılında akrabasının devirerek klasik bir Afrika askeri darbesi yapmış olan Bokassa olsa kendini imparator olarak ülkenin başına atadı.
Tabiki her Afrika ülkesi gibi Orta Afrika'da işsizlik ve fakirlikten kırılıyor ve muhteşem diktatör işsizlik sorunu çözmek için çözümü eşsizdi.
18 55 yaş arası herkes işsiz olduğunu kanıtlamak zorundaidi.Kendisi için ise bolluk bolluk içinde yüzüyor, 22 milyon dolara taç takma töreni yapıyordu.
Kendisine ait bir ifade herşeyi özetliyor du aslında "burada gördüğünüz her şeyin parasını fransızlar eder biz para isteriz onlar verir ve harcarız"
1976 da Bokassa  kendini iyice kaybetti ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde artık monarşi olduğunu ilan ettiği ve adını Orta Afrika imparatoruna çevirdi.Kendini imparator ilan eden narsist diktatör, tüm batılı devletleri davet ederek kendisine 22 milyon dolara mal olan (o zaman ne kadar büyük bir para olduğunu düşünün) taç giyme töreni yaptı.Ülkesi ise fakirlikten kırılıyor, ülke bütçesinin dörtte biri sadece bu taç giyme töreninde çarçur edilmişti.Batılı ülkeler bıyık altından gülüyordu Fransızlar ise deliye dönmüştü
Lakin Bokassa rejiminin her uygulaması bu şekilde alaya alınacak kadar matrak değildi.Sömürge artığı her diktatör gibi  halkını katletmekten geri duyu durmadı.İşkence ve sorgusuz infaz lar bir kenara öyle bir noktaya gelindeki Bokassa olsa muhaliflerini yediği evet bizzat yamyamlık ettiği bile iddia edildi.Ülkede artan hırsızlık olaylarına rahatsız olan diktatör başkentin meydanında askerlerle birlikte onlarca hırsızı sıra dayağına geçirmekten geri durmadı hatta üç tanesi dayaktan ölmüş,diğeri diğeri ise kızgın güneşin altında ibreti alem olsun diye saatlerce bekletilmişti.Başka diğer bir garip alışkanlığı da kabineden azlettiği bakanların cüzdanlarından koleksiyon yapmasıydı.
Ülkede üniforma giymeye reddedenlere başını ezdi.1979 'da 100 öğrencinin öldürülmesi bardağı taşırdı.Devletin şart koştuğu üniformaları girmeyi reddeden öğrenciler öldürülmüştü.Artık Fransa'da bu kasabın arkasında durmamaya başlayınca batılı devletler ve Fransız komandolar tarafından desteklenen eski başkanı  barakuda operasyonuyla kendisini tekrar devirerek ülke tekrar cumhuriyete dönüştürmüştür.

Ardından Bokassa olsa Paris'e kaçtı.Paris'teki var onu çok sevmese de kendisine layık gördükleri nişan gereği onun elleri kolları bağlanmıştı.Paris'te bulunduğu yıllar içinde üst düzey devlet yetkilileri onu kandırarak yani öyle görünüyor ülke seni bekliyor diyerek gaza getirdikleri Bokassa ülkesine geri döndü ve anında tutuklandı.Adam öldürme, zimmete para geçirme, yolsuzluk ve hatta yamyamlık suçlarından yargılandı idama mahkum edildi.Ardından cezası ömür boyu hapse çevrildi.7 yıl dört duvar arasında  kaldıktan sonra eskiden koruması olan yeni devlet başkanının emriyle 93 yılında serbest bırakıldı 3 kasım 1996 da kalp krizinden öldü.
Bokassa  70 lerin ortasında tüm afrikalı diktatörlerini akıl hocası olan olan Kaddafi'de bir araya geldi. Ondan çok etkilenmiş olacak ki müslüman olduğunu açıkladı lakin birkaç ay sonra yine katolik devlet başkanı olarak halkı selamlayacaktı.Bu şaşırtıcı manevrada Kaddafi'nin kendisine vaadettiği kredi vermekten vazgeçmesenin rol oynadı açıkça görülmektedir.
Diktatörün insan eti yediğine dair iddalar öğrenci olayların ardından Paris  gazeteleri tarafından yayınlanan fotoğraflar da patlak verdi.Buna göre içinde insan parçacıkları bulunan bir buzdolabı vardı ve buzdolabı Bokassa'nın  sarayında bulunuyordu.Bokassa ısrarla bu fotoğrafların morgta çekildiğini söylesede kimse inanmadı.Diktatörün, öldürdüğü muhaliflerine sarayın bahçesinde aslan ve timsah ları beslediği ve daha nice buna benzer şekilde sapıkça birçok iddaa hakkında bulunmaktadır Bokassa'nın.

http://tarihvekomplo.blogspot.com.tr/2015/03/orta-afrikann-imparatoru-bokassa-clgn.html