Tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2014 Pazar

Tüplerde Tıkanıklık ve Tedavisi

Rahim tüplerindeki tıkanıklık büyük çoğunlukla rahatsız edici bir şikâyete sebep olmaz ve kısırlığın araştırılması esnasında saptanır. Diğer bir deyişle sessiz tıkanıklıklardır. Çok daha nadiren ileri aşamalardaki tıkanıklık sonrası şişme (hidrosalpenks) ve/veya beraberinde akut enfeksiyon (piyosalpenks) olursa ağrı ve ateş gibi şikayetlere yol açabilir.

Tüplerde Tıkanıklık ve Tedavisi
Kısırlığın nedenlerini kategorize etmek gerekirse, %30-40 kadın faktörü, %40-50 erkek faktörü,%25 kadın ve erkek faktörü birlikte, %15-20 vakada ise neden bilinmemektedir. Kadınlara ait faktörlerin %30-50’sinde sebep tüplerdeki tam veya kısmi tıkanıklıklar buna bağlı olarak da fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememeleridir.  Tüplerde gelişen tıkanıklık sperm ve yumurtanın buluşmasına engel olarak döllenmeyi bozar veya döllenen yumurtanın sağlıklı bir şekilde rahim içine ulaşmasına engel olur.

Tüplerdeki tıkanıklığın en önemli sebepleri sırasıyla enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş karın ameliyatlarına bağlı olarak gelişen yapışıklıklardır. Bu enfeksiyonların neredeyse tamamı ise cinsel yolla bulaşan mikroplar ile olur. Bu mikroplardan en önemlileri gonore (bel soğukluğu) ve klamidya’dır. Türkiye de diğer bir önemli etken ise tüberkülozdur (verem hastalığı). Tüberküloz mikrobu solunum yolu ile alındıktan sonra akciğerlere yerleşir ve buradan kan yolu ile tüplere gelerek tüpleri tahrip eder.

Bunların dışında geçirilmiş cerrahi müdahaleler (myom veya kist alınması veya endometriosis cerrahisi) sonucunda da tüpler tıkanabilir veya tüp-yumurtalık ilişkisi bozulabilir. Çocuk sahibi olan kadınların aile planlaması yöntemi olarak tüp bağlanmasını seçtiği durumlarda da tüpler tıkalıdır.

Tüplerin tıkalı olduğu genelikle HSG adı verilen bir rahim-tüp filmi ile anlaşılır. Bazı basit ve kısa süre önce oluşmuş tıkanıklıklar bu film çekimi esnasında açılabilmektedir. Dolayısıyla rahim filmi çekilmesinin tanı koymanın yanında bazı hastalar için tedavi edici etkisi de vardır.

Tüplerden en azından birinin açık ve normal gözükmesi kendiliğinden gebe kalınabilmesi için umut yaratır. Bu sebeple acele edilmesini gerektirecek başka sebepler yoksa film sonrası bir süre beklenebilir veya aşılama gibi daha basit tedaviler denenebilir.

Tüplerin iki taraflı tıkalı olduğu anlaşıldıktan sonra tıkanıklık rahime bitişik bölgede ise doğrudan tüp bebek yapılması en uygunudur. Mikro cerrahi ile tüplerin açılması da bir diğer alternatif yol olmakla birlikte bu işlem daha zahmetli olup başarı şansı da azdır. Tüpler eğer yumurtalığa yakın olan uçlarından tıkalı ise laparoskopi ile durum değerlendirilerek açılması denenebilir.  Hidrosalpinks şeklinde tıkalı ve şiş (ödemli) tüplerin mevcudiyeti tüp bebek başarısını azaltmaktadır. Dolayısıyla laparoskopide tüpler açılamaz ve hidrosalpenks veya pyosalpenks tespit edilirse tüplerin alınması en doğru yaklaşım olacaktır.
Sağlıklı günler dilerim…

[next]
tüplerde tıkanıklık nasıl anlaşılır, tüplerde tıkanıklık belirtileri

25 Temmuz 2014 Cuma

Çikolata Kistleri ve Tedavisi

Çikolata kistleri (endometriyoma) rahmin en iç tabakasının yani endometrium tabakasının yumurtalıklar üzerinde bulunması ve kistleşmesi sonucunda oluşur. İçerisi genellikle kahverengi koyu bir sıvı ile doludur bu yüzden halk arasında çikolata kisti adını almıştır. Genellikle etraf dokulara, rahim tüplerine, bağırsaklara yapışık olarak izlenirler. Bu yapışıklıklar sebebiyle tüplerin kapanmasına ve kısırlığa yol açma ihtimalleri yüksektir. Kötü huylu bir kist değildir. Genellikle 4-5 santimetre boyutlarındadır ancak bazen daha küçük veya 10-15 cm kadar büyük de olabilmektedir.

Çikolata Kistleri ve Tedavisi
Endometrioziste görülen benzer şikayetler, kasık ağrısı, ilişki sırasında ağrı, infertilite, adet zamanı aşırı sancı görülebilir. Yumurtalığın diğer kistleri gibi endometriomalar da nadiren yırtılabilir. Bu durumda içerisindeki sıvı karına akacağı için şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, ateş v.b şikayetler oluşturabilir.

Teşhiste muayene ve ultraonografi önemli yer tutar. Ultrasonografi ile endometrioma kisti genellikle tipik görüntüsünden tanınabilir. Bazı laboratuvar testleri de tanımızı kuvvetlendirebilir. Kesin tanı ameliyatla çıkarılan kist dokusunun patolojik incelenmesi ile konur.

Çikolata kistlerinin tedavisi ameliyat ile kistin çıkarılmasıdır. Ameliyat genellikle laparoskopik olmakla beraber bazen hastanın durumuna bağlı olarak açık yapılması daha uygun olabilir. Ameliyatta çoğu zaman yumurtalık alınmadan sadece kist çıkartılır ancak nadiren bu mümkün olmaz ve kist yumurtalıkla beraber alınabilir. İleri yaşta olan kadınlarda ve çocuk istemi olmayanlarda kistin yumurtalıkla beraber alınması tercih edilebilir. Eğer çevre dokulara çok yapışık ise ameliyat esnasında bağırsak, idrar kesesi ve damar yaralanmaları meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda uygun onarım ve tedavileri yapılmalıdır. Dolayısıyla cerrahın tecrübesi çok önemlidir.

Endometrioma kistleri ilaçlar ile genellikle tedavi olmazlar o yüzden ilaç tedavisi uygulanmaz. Ancak endometrioma kisti ameliyatla alındıktan sonra kistin tekrarlama riskini azaltmak için ilaç tedavisi (doğum kontrol hapları veya başka ilaçlar) uygulanmaktadır. 5 yıl içerisinde tekrar kist görülme riski %20’dir. Bu durumda hastanın daha önceden patoloji tanısı olduğu ve endometriozis hastası olduğu bilindiği için kist çok büyümedikçe ve hastada şikâyetlere yol açmadığı sürece tekrar ameliyat gerektirmeden takip edilebilirler.