kanuni sultan süleyman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanuni sultan süleyman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Korsandı Kaptan-ı Derya oldu Barbaros Hayrettin Paşa Avrupa Korkudan Kızıl Sakal(Barbarossa) Lakabı Taktı


Barbaros Hayrettin Paşa, (1467-1546) önce tüccar, sonra korsan olmuştur.Akdenizi Avrupalılara dar etmiş, bir ülkeye hükümdar olmuştur.Hükümdar olarak Osmanlı'ya sığınmış, hükümdarı olduğu ülkeye Vali larak geri döndü.Mavi sularda Fransız, İspanyol, Cenevizli ve Venedikli denizcilerle savaşmış, başarıları üzerine Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı donanmasının başına Kaptanı-Derya atanmıştır.Bir zamanlar İtalyanlar tarafından muhtemelen dış görünüşünden dolayı Barbarossa (latince kırmızı sakal anlamına gelen) lakap takılan bu büyük denizci, korsanlık tan donanma komutanlığına atanan tek denizi olması nedeniyle tarihe geçmiştir.

Asıl adı Hızır olan Barbaros Hayrettin Paşa, Hızır reis olarak mavi sularda yelken açmıştır.Hayrettin adını Kanuni vermiştir.Babası Geliboludan bir sipahi olup 1467 Midilli adasına doğmuştur.Kardeşi Oruç ile birlikte küçük yaşlarda denizde ısınmış, iki kardeş Rodos şövalyeleri ne esir düşmüştür.Daha sonra korsanlık yapmaya karar vermişler.Oruçreis Besni karargah kullanıp Akdeniz kıyılarına seferler yapmaya başladılar korsan olarak kötü günleri büyük hızla yayılıyordu.Tunus sultanı Muhammed'e danışarak bugünkü Trablus limanını ganimetin beşte birini verme karşılığında anlaşarak üs olarak kullanılır.Daha sonra diğer kardeşleride katılınca korsan kardeşler ele geçirdikleri ganimeti yüklü bir gemi ile Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim'e gönderince sarayla arasında bağda kurulmuştur.Saraya hediyeleri götüren, ünlü denizci Piri Reis'dir
Kardeşler işi büyüttü ve Akdeniz'in kuzey Afrikada toprak kazanarak Cezayir'in tamamına hakim konuma geldi.Oruç reis Cezayir hükümdarı ilan edildi.Lakin İspanyollar, Araplarla birleşerek Cezayir'e saldırdıkları savaşta İshak ve Oruç hayatını kaybetti.Kardeşlerini kaybeden Barbaros Hayrettin Paşa sarayndan yardım istedi.Hızır reis yani Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir'de Yavuzsultanselim onu koruma altına aldı.

Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir artık Osmanlı toprağı sayılıyordu.Fakat ne kadar dirense de kaybetmiş ve kaybetmesine rağmen gücünü koruyarak Barbaros Hayrettin Paşa Şerşer adalarına çekildi.Bir süre sonra Barbaros Hayrettin Paşa 1530 da Cezayir'i tekrar almış, bir yıl sonra kendisini yenmek isteyen ünlü Cenevizli amiral Andrea Doriaile Şerşelde savaşmıştır.Bu arada Osmanlı tahtına Kanuni Sultan Süleyman geçmiştir.Andrea Dorya'nın Mora kıyılarına dadanması Kanuni'yi rahatsız etmiş, haber salınarak Barbaros Hayrettin Paşa İstanbul'a çağrıldı.
1533 te Topkapı sarayında Kanuni Barbaros Hayrettin Paşa'yı Osmanlı donanmasının komutanlığına tayin ettiğini duyurdu ve kendisine Hayrettin ismini verdi.Osmanlı Kaptanı Deryalığı ile taçlanan Barbaros, 1534 te Akdeniz'e açılarak İtalya kıyılarına seferler düzenlemiş, Tunus'un kontrolünü ele geçirmiştir.Karşısına Andrea Dorya yönetiminde donanma çıkınca Tunus'tan çekilerek İstanbul'a döndü.1536 da daha güçlü donanmad ile tekrar Akdeniz'e açıldı ve Ege deki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.Bu genişlemeden rahatsız eden Papa harekete geçti ve haçlı seferleri start vermesi ile Akdeniz'in en etkin deniz güçlerinden İspanya, Venedik, Malta, Portekiz ve Ceneviz gemilerinin oluşturduğu ve başında Andrea Dorya'nın olduğu haçlı donanmasıyla birlikte Osmanlıya karşı savaşa başlayarak Osmanlı kalesi Preveze kalesi'ni kuşattı.
Tarihe Preveze deniz savaşı olarak geçen savaşta Barbaros Hayrettin Paşa, haçlı donanması nın üstüne yürümüş Osmanlı donanması hilal pozisyonu alarak ortada kendi gemisinin olduğu şekilde haçlı donanması üstüne savaşına girişmişti.Gemi, asker, silah üstünlüğünün yanı sıra hava şartları da ilk etapta haçlıların yanındaydı.Ancak Barbaros'un kendi ifadesine göre Preveze deniz savaşı esnasında yazdığı ayetleri, denizin üzerine saçınca Osmanlı donanması aleyhine esen rüzgar kesilmiş, Barbaros, Turgutreis gibi yetenekli denizciler sayesinde haçlı donanması savaşın sonunda 128 gemiyi kaydetmiş, 29 una Osmanlı denizcileri ele geçirmiştir.Savaşın sonunda Barbaros Hayrettin Paşa hiçbir gemisini kaybetmezken, 400 kadar denizci şehit olmuştur.27 Eylül 1538 Preveze zaferi olarak tarihe geçirirken Barbaros, Akdeniz'in diğer iki hakim gücü Venedik ve İspanyolları yenerek Akdenizi Türk gölü yapan komutan olmuştur.
Haçlılar denizler kaybetse de masada kazanma işlerinden vazgeçmemiştir.İmparator Charles Barbaros Hayrettin Paşa rüşvet teklif etmeyi bile denemiştir.Teklife göre Barbaros'u kuzey Afrika topraklarının hükümdar olarak tanıyacak ve kendisine vergi ödecekti.Tabiki Barbaros ihaneti kabul etmedi ve tekrar silaha sarıldı.1544'de komutasında Andrea Dorya ile Cezayir önlerine gelerek Preveze nin intikamını alacağını düşündü fakat 36000 savaşçıları ve 516 gemiler vardı.Barbaros 9 bin kişilik ordusuyla haçlı donanmasını hezimetle tanıştırdı.Hezimet adamların arasında İspanyolların ünlü denizcisi ve kaşifi ve Corteste bulunuyordu.Barbaros Hayrettin Paşa Fransa Osmanlı'dan yardım talep edin ince 30000 askerle Fransa'nın Marsilya limanına girmiş,  Dorya ile burada tekrar savaşmış, ve burada başarılarıyla İspanyolları Fransızlarla antlaşma yapmaya zorlamıştır.Barbaros Hayrettin Paşa ömrümün son iki yılını denizden uzak geçirmiş, Beşiktaş'taki konağında 4 temmuz 1546 günü kadir gecesi vefat etmiştir.
Defalarca Endülüs'e sefer yapmış ve binlerce müslüman erkek, kadın ve çocuğu İspanyol ateş ve kılıcından kutlarış, kuzey Afrika getirmiştir.Kendi ifadesine göre Cezayir camilerinin minareleri top ateşine tutan İspanyol topçuyu topa koyup denize attırmıştır.Veziriazam damat İbrahim paşaya henüz keşfedilen yeni dünyaya Amerika'ya sefer düzenlemek istediğini söylemesine rağmen uzak denizlerde işimiz yok cevabı almıştır.
Ispanyol futbol takımı Deportivo la Coruna İspanya'daki lakabı Türklerdir.Taraftarları sık sık maçlarda Türk bayrağı sallar.Bunun nedeni takımına ait olduğu İspanya'nın Garipçe bölgesinde yaşayanlar zamanında Barbaros Hayrettin Paşa İspanyollara karşı verdiği savaşı desteklemiş olmasıdır.Bu yüzden Vigo şehrinde yaşayanlar tarafından Türkler olarak isimlendirilir.Bu atışma günümüzde Celta vigo- La Coruna futbol maçlarında devam eder.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Sultanların En Muhteşemi Kanuni Sultan Süleyman


Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim'in oğlu olup kudretli padişah Yavuz Sultan Selim ölünce, Avrupalılar rahat bir nefes almış, herhalde yerine gelecek sultan bizim için Selim'den kötü olamaz şeklinde teselliler de bulunmuş, ancak yanıldıkları Kanuni Sultan Süleyman han ile ortaya çıkmıştır.

Sultan Süleyman ya da batılıların ona taktığı lakap ve Muhteşem Süleyman, imparatorluğun sınırlarını her istikamette genişletti.O zamanlar ordusu yeniçeriler o gün için dünyanın en disiplinli askerleriydi. Donanması Turgutreis gibi cesur kumandanların komutasında önüne çıkan her şeyi yutuyordu.Sultan Süleyman'ın idare ettiği Osmanlı gücü batı Karpatlar dan Basra körfezine, Hazar denizinden Cebelitarık'a kadar yayıldı.Sultan Süleyman'ın savaşları ndan en görkemlisi 1526 daki Mohaç meydan muharebesi dir.Bu savaşta Sultan Süleyman, Macar ordusunu bir biçer döver gibi yutmuş, savaşın süresi 2 saat sürmüştü.
Bu yükselişin ardından kutsal Roma imparatoru Şarlken, Fransa kralı Fransuva ve İngiliz kralı sekizinci Henry gibi çağdaşları arasında en ön sıraya yerleşmiştir.Hatta Fransa kralı, Şarlken ile olan mücadelesinde Sultan Süleyman'dan yardım istemiş ,bu ittifakın sonucu olarak Barbaros Hayrettin paşa, hristiyanların ünlü amirali Andrea Doria ile karşı karşıya gelmiştir.Sonuçta Preveze deniz zaferi ile Akdeniz'in hakimiyeti Osmanlılara geçmişti.Hatta Kanuni Fransızlara ultımatom şeklinde bir mektup yollamış, dans etkinliğini bitiremezseniz sizi de fethederiz diyerek güçlü yüzünü göstermiştir.Bu mektup Osmanlı'nın o dönemde ne kadar güçlü olduğunu bize göstermektedir.
Kanuni döneminde İstanbul adeta dünya başkenti olmuş ve pırıl pırıl parlamaktaydı.Kanuni, başkentini inanılmaz ölçüde  güzel inşa etmiş ve göz kamaştıran yapılır yaptırmıştır Mimar Sinan yardımıyla.
Kanuni'nin bu kadar geniş büyük bir zor bir imparatorluğu bir arada tutmasının marifeti, inancı dili ve alışkanlıkları kültür farklılıklarını göz ardı etmesi ve insanların kendi topraklarda serbest bırakmasında gizliydi.Avrupalıların yaptığı gibi toprakları sömürmüyor, aksine insanların barış içinde ferah bir hayat sürmesini arzuluyordu.Osmanlı topraklarında Kanuni ile birlikte inanılmaz bir adalet ve eşitlik vardı.İmparatorluğun tüm topraklarında dikkat edilen hususlar, ticarette dürüstlük ve adil vergilendirme ile Sultan Süleyman kanunlarını kendi koydurmuş ve kanun koyuculuktaki bu başarısı hala bile göz kamaştırmaktadır.
Nikahlı eşi Hürrem Sultan'a olan aşkı dillere destan olup ona yazdığı şiirler günümüze dek ulaşmıştır.Ancak Hürrem sultan'ın devlet işlerinde söz sahibi olması ile başlayan olumsuz gelenek, sonraki yıllarda devletini zaafa düşürdüğü tarihçiler tarafından mutabık kalınmıştır. Hatta bu aşkla ilgili bir dizi bile yapılmış kişisel kanaatime göre izlememiş  bulunmaktayım.Tarihe leke düşürdüğünü düşünmekteyim.Ama bir yandan bu dizi sayesinde insanlar Kanuni yi tanıdı.Kanuni den ziyade oğulları, taht kavgaları ve entrikalar göz önüne çıktı ve bence abartılı şekilde yalnıştı.
Kanuni döneminde Osmanlı imparatorluğu adeta zirve yapmış, ışıltısı ile Avrupa'nın gözünü kamaştırmıştır.Kanuniyi ziyarete gelen elçiler ve krallar bile onun ihtişamına hayran kalmış, bunları dizelere satırlara dökmüşlerdir.Kanuni'nin bir başka becerisi kaos ortamında bulunan Avrupa'ya iyi şekilde manipüle etmiş, Avrupa'nın başat ülkelerini birbirine karşı kullanarak, Osmanlının etkinlik alanını diplomasisini ve kılıcın gücünü de kullanarak genişletmiştir.İmparatorluk Kanuni'nin kurduğu sağlam temeller üzerinde takip eden asırlar boyunca genişlemeye devam etmiş ve 4. Mehmet döneminde en geniş sınırlara ulaşmıştır.
Kanuni sultan Süleyman yaşadığı yüzyılı Türk asrı dedirtmiştir.Onun idaresinde göze çarpan isimler, Veziriazam Sokullu Mehmet paşa, mimar Sinan gibi Barbaros Hayrettin gibi siyaset adamları ve komutanlar onun döneminde yaşamıştır.
Sultan Süleyman işine her zaman ciddiyetle yaptı.1566 da Zigetvar kuşatması sırasında öldü .Öldüğünde kendisinden sonra gelenlere eşsiz bir imparatorluk bıraktı.
Kanuni Sultan Süleyman 1495 te Trabzon'da doğmuş, 25 yaşında iken tahta çıkmış, birinci sınıf bir kuyumcu olup usta bir şairdir.Ömrünün büyük bir kısmını kutsal Roma imparatorluğu ve İran'la savaşarak geçirmiş, 30 sene içinde katıldığı yirmibeş seferi bizzat kendisi yönetmiştir.46 yılla en uzun süre iktidarda kalan Osmanlı padişahıdır.

25 Şubat 2015 Çarşamba

Mohaç Osmanlının Avrupa'ya Ders verdiği Savaş


Bugün Avrupa'da Hitlerin yıldırım ordusu, Napolyon'un devasa orduları,İskender'in seferleri şaşalı bir şekilde anlatılırken 26 ağustos 1526 da Osmanlı ordusu 2 saatten kısa bir süre içerisinde Macaristan kralının ordusunu imha etmiş ve 657 yıllık Macar kralı sona ermiştir.
Bu savaş Osmanlı'nın gerçek gücünü tüm dünyaya göstermiştir koca bir krallığı 2 saatte fet etmesi bugün bile hala hafızaları zorlamaktadır.
Günümüzde çoğumuz savaş oyunları oynayarak zevk almaktadır.Fakat ecdadımız Osmanlı, zamanında 2 saatte alarak bunun gerçeğini oynamıştır. Bu savaşın nedenleri arasında Şarlken hücum etmek isteyen Kanuni Macaristan'dan serbest geçiş hakkı istemiştir.Bunu kabul etmeyen Macaristan üzerine Kahire dönüşü sefer hazırlıkları başlatmış. İbrahim paşa komutasında savaşla başlamıştır.Osmanlı ordusu usta manevralar tuzağa çekme taktiği ile Macar ordusunu merkeze çekmiş ve çevresini kuşatarak toplar yardımıyla büyük bir bozguna uğratmıştır
Padişah cenk elbisesi  giymiş ve beyaz bir at sırtında askerlere ateş teftiş edip daha sonradan Hünkartepesi veya Türk tepesi olarak anılacak Mohaç ovasına tepeden bakan bir yerde pozisyon almıştı.Gezisi sırasında Rumeli sipahi kolordusunun içine girip orada askerlere" hazreti peygamberin ruhu size bakıyor "diye hitap ettiği nakledilir.
Mohaç ovası'nda Osmanlı ordusu ustaca taktikler ve top silahını çok etkin şekilde kullanması sonucu başarılı bir zafer almıştır.
Osmanlı tokadının bu savaşla birlikte literatüre girdi.Savaşın ön saflarında tokatçı birliği denen bir birlik bulunmaktaydı.Bu birlik özel olarak ıslak mermere tokat atmak suretiyle el kaslarını geliştirme yada dayanan özel bir teknik ve sürekli çalışılmaya dayalı usüle verilen addır.Birliğin savaşın ön saflarında düşmanı tokatla öldürdüğü rivayet edilmektedir.

Mohaç bugün bile birçok Macar tarafından tarihi bir dönüm noktası ve kimilerinincede ulusal tramva olarak hatırlanır.Hatta Mohaç savaşı işlerin kötüye gitti durumlarda Macarların birini teselli etmek için kullandıkları bir atasözü ne bile kaynaklık etmiştir yani bu değiş" Mohaç'ta daha fazlasını kaybetmiştik."