küresel ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küresel ısınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Depremlerin Sebebi Bu projemi? Gizli HAARP Projesi




HAARP projesi ABD'nin en gizli askeri projelerinden biridir.Yüksek frekans ile ilgili olan bu program, uzun yıllardan beri Alaska'daki askeri üssü yakınlarında ABD hava ve deniz kuvvetleri tarafından gerçekleştiriliyor.

HAARP, yüksek frekansta yüksek enerji çıkışları ile iyonosfer ısıtılması ve burada birtakım değişiklikler yapılarak etkilerinin incelenmesi için başlatılmış bir projedir.Bu ışınlar ile oluşan çıkış gücü çok büyük olup bu enerji dünyadaki en büyük radyo vericisi ünvanına sahiptir.Tesisin bir saat boyunca çalıştırılması durumunda Hiroşima ya atılan atom bombası kadar enerjiyi ortaya çıkacağı saptanmıştır.Bu da enerjinin ne kadar tehlikeli olduğunu göstermektedir.
HAARP çok tehlikeli ve çok ilginç bir yerde konuşlandırılmıştır.Bunun nedeni Alaska, dünyadaki elektromanyetik uşakların özel bir kesim bölgesinde bulunmaktadır.Dünyanın elektromanyetik alanına müdahale edebilmek için en iyi yerdir.İkincisi ise insanlardan uzak bir noktada olmasıdır. Alaskada ki bu merkezde 21 metre yüksekliğinde 180 adet anten kule inşa edilmiştir.

Pek çok araştırmacı göre HAARP projesi ilk kez Nikola Tesla tarafından ileri sürülen iyonosfer projesi iddaya göre Pentagon, HAARP projesi ve teknolojisi ile yeniden oluşturup bu teknolojiyi tehlikeli amaçlar için kullanmayı hedefliyor.Tesla 9 temmuz 1856 ve Sırbistan'da doğumlu 1884 te Amerika'ya göç etmiştir.Tesla çok önemli araştırmacı ve mucitler aralarındadır.Kaybolan gemi projesi dair pek çok deney ve projede fikir babası deney sahibi olan Tesla, elektrikle ilgili pek çok projeyi hayata geçirmiştir.Bunlardan en önemlisi kablosuz elektrik transferiydi.200 adet ampulü arada kablo olmadan 25 mil uzakta uzaktan yapabildiği rivayet edilir.Teslanın en büyük amaçlarından biri de iyonosferden bedava elektrik üretmek.Buda HAARP projesi ni akıllara getiriyor.
Resmi açıklamalara göre HAARP projesinin amaçları
1-Amerikan hükümeti tarafından yapılan atmosferdeki termo nükleer araçları kontrol edecek elektromanyetik vuruşlar gerçekleştirmek 
2-Çok geniş bir alanda ABD ordusunda haberleşmeyi sağlamak, radar sistemlerini geliştirmek 
3-Denizaltılar ile haberleşme kolay kolaylaştırma
4-Süper bilgisayardan yardımı ile yeraltının tomografik haritasını çıkartmak
5-Petrol, doğalgaz ve mineral yataklarını tespit etmek, 
6-Scout füzesine benzer füzeleri uzaktan imha etmek ,
gibi açıklamalar amerikan hükümeti tarafından yapılmış sadece bunların yapılabilmesi bile projenin ne kadar ileri seviyede olduğunu gösterir.
Pek çok bilim adamı HAARP ile birlikte bilinenlerin aslında buzdağının görünen kısmı olduğunu iddia etmektedir.
Gelelim karşıt görüşlü HAARP projesi ile ilgili teoriler şunlardır
1-İklimleri değiştirebilir
2- Kutuplara eritebilir ve yerinden oynatabilir yani küresel ısınmanın faktörlerinden biri olduğu da söylenebilir 
3-Ozon tabakası ile oynayabilir 
4-Deprem yaratabilir okyanus dalgaları kontrol edebilir
5-Dünyanın enerji kuşakları ile oynayarak insan biyolojisini ve beynine etkileyebilir, radyasyon yaymadan termo nükleer patlama oluşturabilir.
Bu sayılanlar 1994 yılında başlayan 2007 yılında tamamlandığı öne sürülen HAARP projesinin oluşturabileceği olumsuz sonuçlardandır.Tam anlamıyla ABD hükümetinin bu karşıt görüşleri yalanlayacak bir bilgi yayınlanmamış olması şüphelerde haklı olunduğunu gösteriyor.Özellikle ülkemizde yaşanan 17 ağustos ve Van depremleri HAARP projesinin faaliyete geçtiği iddia edilmişti.Bu olay Mel Gibson'un Komplo Teorisi filminde geçmektedir.Küresel ısınmanın nedenlerinden biri bu proje olduğu söylenmiş, ayrıca tsunami felaketinin de bu projenin ürünü olduğu iddia edilmektedir.İyonosfere yolladığı dalgalar, kutup ışımaları da benzer bir ışıma oluşturmaktadır.Bu dalgaların yönlendirdikleri yerde yukarıda sayılan olumsuz koşullar dan herhangi biri gerçekleştirilmesi olasıdır.

14 Mart 2015 Cumartesi

Küresel Isınma Yalan mı? Tuzak mı?


Insanlık son yıllarda küresel ısınma iddalarına dayalı felaket senaryoları üzerinde konuşmaktadır. Atmosferdeki karbondioksit sera gazı artışına bağlı küresel ısınmanın yeryüzündeki canlı türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı şeklinde bir iddaa pek çok bilim adamı ve ülke tarafından kullanılmaktadır.Bir paket program şeklinde olan bu haberlerde buz çağı
geliyor ya da kıyamet kapıda haberleri ile birlikte küresel ısınma haber verilmektedir.
Karbondioksitin yaşam tarihi serüvenine baktığımızda bırakın bir felakete sebep olmasına aksine bir nimet olduğu gerçeğini görebilirsiniz.Yaklaşık 4 buçuk milyar yıl önce yaşadığımız dünya ile doğan güneşin bugüne kıyasla, o zaman ki güneş şimdiki kadar ısıtan bir güneş değildi o günlerde bir battaniye gibi dünyayı donmaktan kurtaran bir karbondioksit atmosfere olduğunu görüyorsunuz.
Küresel ısınma denen şey dünya tarihinde son kez hala sen dönemi başında yani milattan önce 10.000 civarında yaşanmış, bu dönemde yaşanan son küresel ısınma buzul çağı nı bitirmiş, insanoğlu uygarlığının başlıca doğal ortam ortaya çıkmasına vesile olmuştur.İşte yeryüzündeki ilk insan olan hazreti Adem'in ayak bastığı söz konusu bu ilk çekirdek ortamının o ortaya çıktığı bu dönem, aynı zamanda dünya ikliminin kıyamete kadar bozulmayacak bir şekilde dengede kaldığı devir olmaktadır.
Profesör yada avam kamarası, kimse ne dediğini bilmeden hep aynı şeyi söylemektedir.İnsanoğlu büyük felaketlerin beklediği anlatıp duruyor.Hemen herkes neden olması gerektiğini bilmeden fosil yakıtlara dayalı enerji sistemimizin hemen değiştirilmeli ve tarım politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini deyip duruyor.Yoksa Birleşmiş Milletler emrediyor, küresel ısınma yalanımı doğuyor?

Birleşmiş milletler yayınladığı raporlarda küresel ısınma yaşandığını ve bunun suçlusun insan olduğu yaygarasını öngören komisyonlar oluşturup, raporlarında küresel ısınmanın suçlusun insan olduğunu üyelerine kabul ettirmiş oluyordu.Aslında ne küresel ısınma var ne de suçlusu insan.Asıl sorun yoksulların nüfuslarının zenginler için de sorun olması oluyordu.Yani işin özü yoksul güney nüfusu, kuzey'in zenginleri için tehlike görülüyordu.Yani yıllarca zengin kuzey'in yani Avrupa'nın yoksul güney Afrika ırkını onların, kirlettiği Afrika'yı göz ardı edip ,birleşmiş milletler raporları hazırlanıp yoksul ülkelerin küresel ısınmanın getireceği felaketleri önleme şeklinde çalışmalarda bulunması gerektiğini öngörüyordu.Söz konusu raporda iklim değişikliği yoksul ülkelerin zengin ülkeler için özetle tehlike olduğunu anlatıyordu.
Işin özü büyük çoğunluğu açlık çeken insanların kendilerini  en zengin ülkelere göç etme ihtimali zengin kuzey için tehlike görünüyordu.İşte hemen hemen her gün önümüze koyan küresel ısınma yalanı hem görülen bu tehlike hem de yeni tarım enerji politikalarının izlenmesi ve günümüzde de işlenmekte olan sosyal darwinizm olmaktadır.

Hatta en komik olanı ise küresel ısınmanın ikinci suçlusu ineklerin görünmesidir ineklerin yellenmesi küresel ısınmanın ikinci sebebi olarak görülmektedir.

Ineklerin yellenmesi dünya için tehlike, Amerika ve İsrail'in bomba yağdırmasını sorun görmeseler de bilim adamları ineklerin poposunda yellenme sayısı sayımı yapacaklarını batılı güçlerin yeni dünya düzeninin ve masonların attıkları bombaların sayımını yapsalar da onların engellenmesi üzerine çalışsalar dünyaya daha faydalı olurlar.
Insan eliyle yapılan küresel ısınmanın dünya nüfusunu daha yüksek vergilere alıştırmak ve daha otoriter bir yönetim geçirir getirmek için tasarlanan bir proje olduğu, ayrıca küresel ısınmanın olmadığı küresel ısınma da düşüş yaşandığı, 1998 den günümüze ozon tabakasında deliğin ufaldığı, ısıdaki yükselmenin 98 den beri sabitlendiği, çalışmalarda ortaya konulmuştur.Sürekli Amerikan filmlerinde yer alan felaket senaryoları dünyanın yok olması buzul çağı yaşanması gibi bilinçaltına işlenen olaylar küresel ısınma Bireylerin evlerin içine işlemektedir ve aslında yeni bir dünya düzeni ve sömürge toplumu oluşturulmak istenmektedir.Yani batılı güçler ve derin odaklar küresel ısınma yalanıyla hem ülkelerindeki vatandaşlarına yüksek vergiler ödetmek istemekte hemde totoriter bir rejim öngörmektedirler.
Aslında ozon tabakasınındaki deliğin periyodik larak belirli dönemlerde büyüdüğünü belirli  dönemlerde küçüldüğünü biliyor muydunuz.Yorumu size bırakıyorum............