MOSSAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MOSSAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Yaser Arafat


Yaser Arafat (1929-2004) Kahire'de doğdu.Kudüs'te Yahudiler için kutsal sayılan ağlama duvarına bir taş attımı uzaklıktaki mahalledeydi evi.İsrail'in doğu Kudüs işgalinden sonra ağlama duvarına geri açmak için evi yıkıldığında öfke patlaması yaşıyordu.Bu öfke, İsrail'in uzunca bir süre sallamıştır.
Filistin denince akla Arafat gelir.Mısır'da eskiden Osmanlı zabiti olan Abdurrahman bey'in oğlu Muhammed olarak doğmuş ama kendini Filistin davasını adamıştır.

Arapçada "geçinilmesi kolay iyi huylu" manasına gelen Yaser adını Yahudilik ve Siyonizm üzerine eğitim gördüğüKahire üniversitesi'nde almıştı.Yahudiler ve Araplar arasında yaşanan gerginliğin patlama noktasına geldiği İsrail'in kurulmasına bir sene olduğu 1947 yılında Arap milliyetçisi olan heyecanlı delikanlı Arafat, bölgeye silah sokmaya çalışan gönüllülerden biri olarak sahneye çıkmıştır. 1948 de Arapların "nakba" felaket olarak isimlendirdikleri şey gerçekleşti veİsrail devleti kurulmuştur.İlk taraflar arasındaki savaşta Arafatta vardı.Okulu bırakmış savaşta yer almıştır.Sonuçta Araplar yenilmiş, Arafat tekrar okula dönüp inşaat mühendisi olarak mezun olmuştur.
Süveyş krizi patlak verince bir kez daha Mısırın yolunu tutmuş, Mısır ordusunun idari üsteğmenlerin biri olarak çöllerde savaşmıştır.Savaşın ardından Kuveyte gitmiş, burada bir inşaat şirketi kurmuş, tanıştığı 2 Filistinli yurtsever Ebucihad ve ebu iyi yaptı birlikte El Fetih hareketi ni kurmuşlardır.1958 de bu iki Filistin yurtsever aynı zamanda Mısır'daki Müslüman kardeşler'in üyesidir.
El Fetih ile bir yer altı bağı kurulmuş, İsrail'e karşı silahlı mücadeleye girişir inmiştir.Ortadoğu'nun tek gündem maddesi olan Filistin meselesi 1964 yılında bir araya gelen Arap devletlerinin, Filistin kurtuluş örgütü örgütü kurmasıyla Araplar mücadeleye tekrar başladı.Filistin Kurtuluş Örgütü nün çekirdeği konumuna zamanla gelmiştir.
Arafat 1964 te Kuveyt den ayrıldı.Ürdün'den İsrail yönelik saldırılar organize etmeye başladı.Bağımsızlığını korumak adına Arap liderler den para almayı reddediyordu.Arafat hareketini bağımsız tutması özellikte Hafız Esad'ı öfkelendiriyor.Arafat, Arap liderleri tamamen küstürmeyip onları her zaman kol mesafesinde tutmuştur.1967 Arap İsrail savaşının ardından güçlü bir FKÖ (Filistin kurtuluş örgütü) oluşmuştur.Filistin davası, Arafat'ın şahsi da özleşmek sevilmeye başlıyordu.Arafat, FKÖ örgütü lideri idi artık.
Ürdün'den gerçekleştirilen saldırdılar işe yarıyordu fakat Ürdün'de ciddi bir güç haline gelen FKÖ Ürdün kralının Hüseyini rahatsız etmeye başladı ve ardından Kral Hüseyin Filistinlilere  saldırdı. Tarihe Kara Eylül olarak tarihe geçen bu kardeş kavgasında 3000 kadar Filistinli ölmüş, on binlercesi Lübnan'a kaçmıştır.Arafat'ta Lübnan'a gitmiş burada çalışmaları devam ettirmiştir.
Dünya 1972 yılında Kara Eylül isimli Filistinli bir örgütün İsrailli atletlerin Münih'teki olimpiyat oyunlarında kaçırması ve çıkan operasyonda 11 İsrailli ölmesi, Arafat için büyük bir darbe olmuştur. Bunun üstüne İsrail, Mossad olayların arkasında olduna inandığın isimlerin üzerine operasyonlar yapmış, aralarında Arafat'ın koruma müdürününde olduğu 8 kişi Mossad tarafından öldürülmüştür.Şiddete dayandığı için operasyon dünya devletleri gözünde Arafat terörist olarak nitelendirilmiştir.
Lübnan savaşı sırasında FKÖ, Lübnan ulusal hareketinin yanında yer alınca Hafız Esad sinirlenmiş ve Lübnan daki kontrolü kaybedeceğim korkusuyla Muhafızları onun üstüne yollamıştır.Bu olay Ortadoğu'da bu olay kimin eli kimin cebinde olduğunu asla anlaşılmayacağının bir göstergesi olmuştur.
Neredeyse aynı anda herkesin herkesin müttefik ve aynı zamanda herkesin herkesle düşman olduğu Lübnan iç savaşı devam ederken İsrail, 1982 de Lübna'ı işgal etmesi üzerine Arafat, Lübnan'dan da gitmiştir.Tunus'a giden Arafatı Mossad rahat bırakmamış ve İsrailin Tunus'a yaptığı operasyon sonucu en yakın dava arkadaşı Ebu Cihat ölmüştür.Asıl hedef kendisidir.
Filistin davası 1987 keskin bir viraj almış canlarına tak eder israil işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler topyekün direniş için sokaklara dökülmüştür.Taştan başka silahları olmayan Filistinliler geri adım atmamış, duyulan öfke artırmıştır.Arafat'ın liderlik pozisyonda tartılma tartışılmaz şekilde güçlenmiştir.Direniş günlerinde Arafat, Filistin devleti kurduğunu ilan etmiş, Filistin realitesini getirip dünya kamuoyunun kucağına bırakmıştır.Ardından başka bir tarihe adım atarak İsrail'in güvenliği için de var olma hakkını tanıdıklarını ve teröre karşı olduğunu ilan etmiş, tam anlamıyla ezberleri bozmuştur.Bu açıklamadan birkaç saat sonra Amerikan yönetimi Filistin kurtuluş örgütü orta doğu sorununun taraflarından biri olarak tanımıştır.
Amerikalıların gözetiminde görüşmeler başlamış, pek çoğunda sonuç alınamazsa da nihayetinde Filistinlilerin Gazze ve Batı Şeria'da Filistin otoritesinin kendi kendini yönetme konusunda taraftar anlaşmıştır.13 eylül 1993 te başında beyaz saray bahçesinde başkan Clinton ev sahipliğinde Arafatla israil devlet başkanı İzak Rabin  el sıkışarak prensipler dekarasyonu imzalanmıştır.Arafat 1994 te FKÖ başkanı ve liderolarak Gazze'ye yerleşerek başkan ve başbakanlık rollerini üstlendi aynı yıl Filistin resmi hükümet olduğunu ilan edildi.
Arafat ülkedeki herşeyden tek başına sorumluydu.Filistin yardım olarak kurulan dünya bankası tarafından kendisine yardım amacıyla oluşturulan yardım paralarının kontrolünü elinde tutması ve Ağustos 2003 te IMF'nin, Arafat'ın yardım paralarının 900 milyon dolarını kendi kontrolündeki bir banka hesabına aktardığını iddia etmesi ile ortalık karıştı.Amerikalılar, Arafat paranın etrafımda çok fazla dolanıyor deyince tartışmaları alevlenmiştir.
Para ile ilgili bu iddalar suçlamalar ve dedikodular hayatını Filistin'e vakfetmiş de defalarca İsrail'in elinden kurtulmuş olan bu dava adamının 11 kasım 2004 te Paris'te ölmesine dek devam etmiştir. Arafat ölmüş ama sınırda bir otorite ve bağımsızlık da da olsa dünyanın gözlerini açmasında büyük rol oynadığı Filistin devleti tam teşekküllü bir devlet olma istikametinde çeleli yolculuğunu sürdürmüştür.
Arafat hayatını filistin yolunda adamıştır.Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgal etmesine destek olması ile büyük tepki toplamış bir süreliğine uluslararası arenada yalnız bırakılmıştır.Filistin gibi islamla doğrudan özdeşleşen davayı temsil etmesine rağmen Arafat konuşmalarda duaları eksik etmesede içki sigara kullanmasada hiçbir zaman sıkı bir dindar görüntüsü vermedi.Zaten liderlik ettiği hareketi sonucu devrimci ve anti emperyalist olarak tanımlamıştı.Bu özelliklerinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde binlerce devrimci Filistin'de İsrail'e karşı savaştı.Aralarında ülkemizden Cengiz Çandar ,Faik Bulut gibi isimlerin de bulunduğu yüzlerce Türk vardı.Cengiz Çandar Arafat'ta yakın ilişkiler kurmuş hatta Arafat 1981 de yasaklı olduğu dönemlerinde ev hapsinde tutulan Ecevit'e Çandar aracılığı ile isterseniz sizi Türkiyeden dışarı çıkartabiliriz mesajı yollamıştır.Temmuz 2012 de diş fırçasında ve bazı kıyafetleri normal düzeyde zehir bulundu açıklandı.Suikaste kurban gittiği şüphesi doğunca mezara açılmış ve inceleme yapılmış olup halen zehirlenip öldürüldü İsrail tarafından öldürüldüğü iddia edilmektedir.

8 Nisan 2015 Çarşamba

Irangate Skandalı



Irangate olayı ABD yönetiminin İranla, İsrail aracılığı ile gizlice silah satması ve sattığı silahların parası ile Nikaraguakadaki kadar ki contra eylemcilerini yani komünist rejime karşı faaliyet gösteren gerillaları destek sağladı nın ortaya çıkmasıdır. 1986 da ortaya çıkan skandal, ortadoğuyu karıştırmıştır.

Dönemin başkanı Reagan, İran'daki ılımlı yöneticiler ile arayı yapmak, ilişkileri geliştirmek için el altından silah satıldığını bildiğini fakat Nikaraguakadaki contra eylemcilerinden haberi olmadığını itiraf etmiştir bu olaydan sonra....
Irangate skandalı ortaya çıkaran ise 1986 kapsamında Lübnan'da bir dergide çıkan bu haber olmuştur. Haberde ABD'nin 1985 ağustosundan itibaren İran'a gizli silah ve askeri malzeme satması konu ediyordu.Bu olayda İsrail aracılık ediyordu.Bu olayın büyümesi üzerine soruşturma yapılmış ve skandal ortaya çıkarılmıştır.

Bu olayın bu kadar büyümesinin sebebi İran'da yaşanan İslam devrimi'nde rehin alınan Amerikalı büyük elçilik görevlileri nedeniyle İran ve Amerika savaşın eşiğine gelmiş ve rehine krizi çözülmesinin ardından İran ile ilişkiler bugün bize devam eden şekilde ambargo uygulanmakta ve sıkılaştırılmış dır.Fakat İrangate skandalı ile ortaya çıkan kirli ilişkide İran'a el altından silah satıldığını ortaya konmuştur.İran islam devrimi gerçekleştiren Humeyni ve adamları baktılar ki ülkede yeterli cephane ve askeri mühimmat yok, bu nedenle araya giren İsrail ile Amerika'dan gizlice yüklü miktarda silah satın aldı.Ordu güçlendirdiler.Çelişki burada başlamaktadır.Amerika düşman ilan etti devlete el altından silah attığı hem Amerika'ya hem dünyayı karıştırmıştır.
Peki neden İsrail ve Amerika İran'a silah sattı.Sadece para için mi? Ortaya çıkan iddialar konuyu desteklemektedir.İsrailli yetkililer hizbullah'a en çok yardım eden İran tarafından verildiğini bildiği halde neden İran'ın silah satılmada aracı olduklarını İran'daki rejimi desteklenmeyen muhalif askerler ile ilişki kurmak için olduğunu açıklamıştır.
Iran'a silah atılması olayını organize eden en önemli iki kişi biri İsrail Mossad ajanı David isminde biri ben diğeri kürtç yahudisi  Nimrod isimli bir kişi olduğu yıllar sonra ortaya çıkmıştır.
Ortadoğu'yu karıştıran bu skandalın ardından İran gate olayı Amerika'nın çıkarlarını korumak için İran'a bile silah satabileceğini göstermiş ve kurulan komisyon, bu olaydan sorumlu gördüğü CIA başkanı ve yakın danışmanıDonald Reagen'ı ve bazı ulusal savunma konseyinden üyeleri görevden uzaklaştırılmıştır.

11 Şubat 2015 Çarşamba

Hafız Esat'ı MOSSAD mı öldürdü ?


Peki hafız Esad kimdir? Bugün pekçoğumuzun bildiği Suriye'yi kana bulayan zalim diktatör Beşar Esad'ın babasıdır.
Bilinen, Hafız Esad Suriye devlet başkanı iken Her cumartesi düzenli olarak telefonla görüştüğü
Lübnan lideri Emile Lahud ile telefonla görüşürken kalp krizi geçirerek öldüğüdür.
Ama gerçek öylemi acaba ..... 2000 yılında Abram al-Arabi gazetesi İsrail gizli servisi MOSSAD ın tefefon yoluyla radyasyon vererek Esad'ın kalp krizi geçirmesine sebep olduğu iddiasını gündeme taşımış ve hemen İsrail tarafından yalanlanmıştır.
Tabi o günden beri tartışmalar sürmektedir.Peki MOSSAD bunu yapabilir mi? MOSSAD'ın pek çok karanlık çalışma yaptığı bilinmektedir.3 haflilerden yardım aldığı veya zihin kontrolü deneylerinden, kara büyüye kadar pek çok çalışması bilinmekte olup bu suikastin gerçekleşme ihtimali oldukça yüksektir.