Kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2015 Pazartesi

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri


Türkiye'de 10.000'de 4.5 oranında görülen rahim ağzı kanseri, son yıllarda uzmanların sık bir şekilde uyardığı genital bölge hastalıkları arasında bulunuyor. Rahim ağzı kanseri, jinekolojik kanser türleri arasında 2. sırada bulunuyor.

Rahim ağzı kanseri erken tedavi edildiği takdirde yüzde 95 oranında bir iyileşme sağlıyor. Bu nedenle erken tanı koyabilmek ve belirtileri öğrenebilmek oldukça hassas. Rahim ağzı kanseri belirtileri şu şekilde:
  • Başlangıç evrelerinde herhangi bir belirtiye rastlanmıyor.
  • Adet dönemi dışında vajinadan gelen anormal akıntılar rahim ağzı kanseri belirtisi olarak görülüyor. 
  • Cinsel ilişki sonrası şiddetli kanamalar görülmesi ve ilişki sırasında genital bölgede hissedilen ağrılar rahim ağzı kanseri belirtileri arasında
  • Kanserin yayılmaya başlamasının ardından belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

3 Ocak 2015 Cumartesi

Meme Kanseri Belirtileri


Ülkemizde sık bir şekilde görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, birçok bayanın korkulu rüyası olmayı sürdürüyor. Özellikle 30 yaş üstü bayanların meme kanseri riski üzerine gerekli kontrolleri yaptırması gerekiyor. Meme kanserinin bazı belirtileri şu şekilde :
  • Göğüslerde meydana gelen sertlik ve kabartılar
  • Göğüsler arasında yeni farkedilen büyüklük farkı
  • Göğüslerdeki değişik hareketlilikler
  • Göğüslerin anlık olarak çekilmesi, refleksif davranışlar
  • Göğüs uçlarının renginde farklılaşmalar
  • Göğüs uçlarında oluşan beyaz ya da kırmızı sıvılar
  • Göğüslerin alt tarafında meydana gelen kırmızılaşmalar


    Bu belirtilerden birden fazlası aynı anda aynı sıklıklarda tekrar ettiği zaman mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Bunun dışında en erken zamanda bir hastaneye gidilmeli ve gerekli incelemeler yaptırılmalıdır.

25 Temmuz 2014 Cuma

Kanser Nedir? Kanser Nasıl Oluşur?

DNA hasarı sonucunda vücudumuzdaki bulunan hücrelerin, normalinden daha çok ve kontrolsüz şekillerde çoğalması ve büyümesine "Kanser" denir. İnsan DNA’sında neredeyse günlük 10 bin mutasyon bulunmasına rağmen İmmün sistemi saniyeden daha az bir sürede tüm vücudu tarayarak kanserli olan hücreleri yok edebilir.

Kanser Nedir? Kanser Nasıl Oluşur?

Canlı vücudundaki sağlıklı tüm hücreler kendi kendine bölünme özelliklerine sahiptirler.  Vücuttaki ölen hücreler bu sayede  bölünerek kendilerini yenilerler. Fakat hücreler bu şekilde sonsuz bölünme sayılarına sahip olmayıp, belirli bir bölünebilme sayıları bulunmaktadır. Kanser hücreleri ise sağlıklı bölünme yeteneklerini kaybederek kontrolsüz bir şekilde bölünerek çoğalırlar. Kontrolsüz biçimde bölünen bu hücreler ise toplanarak ur dediğimiz tümörleri meydana getirirler. Tümör adı verilen bu birleşme vücuttaki normal dokuları sıkıştırabilir ve bu dokuların içerisine sızabilir veya bu bölgeleri tahrip ederler.  Bahsettiğimiz bu kanser hücreleri meydana getirdikleri tümörden ayrılırsa lenf veya kan dolaşımı sayesinde vücudun diğer kısımlarına da yayılabilirler. Gittikleri her bölgede ise farklı tümörler oluşturarak yayılmaya devam ederler.

Kanserli hücrelerin bu yollarla vücudun farklı yerlerine dağılmasına “metastaz” denir.

Kanserler meydana geldikleri organ ve mikroskop altında görüntülerine göre farklı sınıflara ayrılırlar. Farklı tiplerde bulunan kanserler yine farklı şekillerde büyür ve yayılırlar. Bu sebeple de uygulanacak farklı tedavilere cevap verirler.  Bu yüzden kanser hastalarında, bağlı bulundukları kanser türüne göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Mutasyon gösteren vücut hücrelerinden sadece çok az bir bölümü kansere sebep olmaktadır. Bunun ise birden fazla nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler;

  • Mutasyon gösteren hücrelerin yaşama olasılıkları diğer normal hücrelere nazaran daha az olabilir. Bu sebepten bölündüklerinde ölürler.
  • Mutasyon gösteren bu hücrelerin büyük bölümünde hala fazla büyümeyi önleyici normal geri dönüm kontrol düzeneği bulunabilir. Bu olaya Tümör baskılayıcı genlerde diyebiliriz. Bu nedenle hala yaşayan mutant hücrelerinden çok az kıs kanserli hücreye dönüşebilmektedir.
  • Bunların dışında kanser olma riski olan hücreler, daha fazla büyüyerek kanser meydana gelmeden önce, vücudun bağışıklık sistemi sayesinde yok edilebilirler.

Mutant hücrelerinin büyük bir kısmı, farklı yapılanmaya uğramış genleri sebebiyle kendi içlerinde anormal protein dediğimiz proteinler oluştururlar. Bahsedilen bu anormal proteinler vücudumuzun bağışıklık sistemine uyarı göndererek kansere karşı mücadele edecek bir takım hormonların oluşmasına sebep olur. Bu hormonlara antikor ve lenfositler denilmektedir.  Bu sayede kanserli hücrelerin yok edilmesi sağlanır.

Vücudun bağışıklık sistemindeki işleyişi bozan yada aksatan durumlar, kanserin alt yapısını oluşturacak etkenler olarak bilinir ve tıp dilinde buna “predispozan” denilmektedir. Bağışıklık sistemi sayesinde yok edilemeyen bu hücreler oldukça kontrolsüz biçimde çoğalırlar yer aldıkları dokuyu kaplamaya başlarlar. Birtek o dokuda kalmayıp yakın dokulara da geçerler. Vücuttaki lenf ve kan dolaşımı sayesinde ise vucüdun diğer alanlarına da yayılabilmektedirler.

Kanserin ilk görüldüğü yerdeki en önemli özellik ise kanser kitlesinin çevrelerindeki dokulara da yapışık olmasıdır.  Özellikle Kötü huylu tümörler çevredeki dokulara çok sıkı bir halde yapışık bulunabilirler. İlk başta genelde ağrısız olurlar. İyi huylu tümörler ise genelde komşu dokulara zarar verecek şekilde bulunmazlar.

Kanser çeşitleri oluşturdukları dokuların adlarına göre adlandırılır. Kanserler iyi huylu kanser ve kötü huylu kanser şeklinde iki kısıma ayrılır. İyi huylu kanser genellikle fazla yayılmaz ve komşu dokuları işgal etmezler. Ancak kötü huylu kanser ise riskleri çok büyük olup ve çevredeki komşu dokulara çok sıkı biçimde yapışık olurlar ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilirler.

Her hastalıkta olduğu gibi kanser hastalığında da kanserin sebepleri araştırılmalı ve bu sebeplerden kaçınılmalı, yıllık yada altı aylık muayeneler yaptırılmalı ve olası bir kanser riskleri erken tanı sayesinde zaman kazanılmalıdır. Kanser nedir? hakkında internet üzerinde birçok bilgi mevcut olup en sağlıklı bilgiyi ise uzman hekimler sayesinde elde edebilirsiniz..

Sitemizde bulunan bütün konulara, yazıların altında bulunan yorum kısmından yorum yazarak diğer ziyaretçilerimiz ile fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

Bu yazımız ile ilgili yapılabilecek Aramalar ; kanser, kanser nedir, kanser nasıl oluşur,

Akciğer Kanseri Tedavisi

Ölümcül hastalıklar arasında bulunan akciğer kanseri tedavisi,  ilk olarak hastalığın tam olarak etki alanına, tümörün büyüklüğüne ve iyi huylu tümör kötü huylu tümör olup olmadığının teşhisi sonucunda belirlenir.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Bahsedilen bu sonuçlar neticesinde, akciğer kanseri hastasına ne tür bir tedavi uygulanması gerektiğine karar verilir. Şayet metastaz görülmemiş ise, ilk olarak hastaya terapi uygulanmasına karar verilebilir.

Hastanın genel durumu da akciğer kanseri tedavisinin başlangıç aşaması için, önemli bir belirleyici etkendir. Yukarıda bahsedilen tüm etkenler aslında akciğer kanseri tedavisi için yapılacak planlamanın temelini oluşturur.

Akciğer kanseri tedavisi için uygulanan tedavi yöntemleri;  Radyoterapi, Kemoterapi  ve Cerrahi müdahale yöntemleridir.

Kemoterapi ile akciğer kanseri tedavisinde, ilaç kullanılarak kanserin tedavi edilmesi esastır. Kontrolsüz biçimde büyüyen ve bölünerek çoğalan kanserli hücrelerin, bir takım ilaçlar ile tedavi edilir. Akciğer kanseri ve diğer tümör türlerinin bazı aşamalarında kemoterapi, kanserli hücrelerin yok edilmesinde oldukça etkili olabilmektedir. Bu tedavi yönteminde en sık kullanılan kemoterapi, enjeksiyon yoluyla ilacın damar içine enjekte edilmesidir. Bunun dışında ağız yoluyla hap veya kapsül alınabilir. Aynı zamanda kemoterapi için cilde sürülebilecek kremlerde bulunmaktadır.

Radyoterapi ile akciğer kanseri tedavisinde, enerji yüklü ışınlar sayesinde kanserli hücrelerin daha fazla büyümesi engellenmeye çalışılmaktadır.  Dışa uygulanan radyoterapi ile tedavi yönteminde hasta hiçbir acı duymamakla birlikte, hastaya uygulanan radyasyon kesinlikle kalıcı olmayıp hastanın üzerinde birikmez.

Dolayısıyla uygulanan radyasyon sonucu ne hasta nede yakınları hiçbir şekilde zarar görmez. Radyoterapi yöntemiyle akciğer kanseri hastasına uygulanan ışınlar oldukça güçlü etkilerde olup, kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Günümüz teknolojisi sayesinde bu ışınları elde etmek oldukça kolay bir hale gelmiştir.

Yüksek etkili bu ışınlar sayesinde, kanserli hücrelerin öldürülmesi yada büyüyerek bölünmesi engellenir. Bir çok  tümör çeşidinde etkili olan radyoterapi yöntemi, aynı zamanda sağlıklı hücrelere de zarar verir. Ancak hususi onarım mekanizmaları sayesinde zarar gören sağlıklı hücreler tedavi edilmektedir. Cerrahi müdahale ile Akciğer kanseri tedavisinde ise, bir çok bulguya bakılarak operasyon kararı verilir.

Hastanın genel sağlık durumu başta olmak üzere, kalp ve akciğerlerin işlevselliği ön plana çıkar. Aynı zamanda akciğer kanseri tedavisinde, cerrahi müdahale kararı verilirken hastanın yaşı da önem taşımaktadır.

Akciğer kanseri tedavisi operasyon ile yapılacaksa, akciğer üzerinde bulunan tümör, etrafındaki sağlıklı dokunun bir kısmıyla birlikte alınarak, tümörün tamamen ortadan kaldırılması hedeflenir.

Genel bir şekilde  uzman görüşlerine dayanarak, Akciğer Kanseri Tedavisi hakkında bilgiler verdik. Sağlıklı bir yaşam dileriz.

Akciğer kanseri, akciğer kanseri tedavisi, akciğer kanserinin tedavisi,

Akciğer Kanseri Nedir?

Vücudumuzun en temel organlarından biriside akciğerlerimizdir. Vücudun gereksinim duyduğu oksijen ihtiyacını yeterli derecede karşılayabilmek için, akciğerlerin çok sağlıklı bir şekilde çalışması gerekmektedir.

Akciğer Kanseri Nedir?

Her organ ve dokuda olduğu gibi, akciğerlerde milyonlarca hücreden meydana gelir. Bu hücreler kendi içlerinde bölünerek çoğalır ve yenilenirler. Akciğer kanseri nedir? Sorusunun cevabı da buradadır.

Diğer kanseri türlerinde olduğu gibi, akciğer kanseri hastalığı da kendi aralarında bölünerek yenilenen bu hücrelerin, akciğerlerin ihtiyacı ve kontrol dışında bölünerek organ üzerinde  tümör dediğimiz kitlenin oluşmasına akciğer kanseri denilmektedir.

Akciğer üzerinde oluşan bu kitle, tıp dilinde kötü huylu kanser diye tabir edilen tümörlerden oluşuyorsa, belirli bir zaman sonra kan dolaşımı sayesinde önce çevre hücrelere daha sonra da daha uzak dokulara yayılabilir. Ve diğer organlarda da büyük hasarlara sebep olabilirler. Tümörün bu şekilde diğer hücrelere yayılması olayına tıp dilinde metastaz denilmektedir.

Akciğer kanseri oluşturduğu hücrenin mikroskop altındaki görüntüsüne göre, ikiye ayrılmaktadır.  Bunlardan birincisi küçük hücreli dışı akciğer kanseri, ikincisi ise Yulaf hücreli denilen küçük hücreli akciğer kanseridir.

Küçük hücreli Dışı diye adlandırılan akciğer kanseri daha sık görülmekte ve akciğer kanserinin %75’ini meydana getirmektedir. Kendi arasında adeno kanser, yassı epitelyum hücreli ve büyük hücreli diye üç  kısımdan oluşmaktadır. Küçük hücreli akciğer kanseri ise daha az görülmekle beraber, gayet hızlı sbir şekilde vücuda yayılmaktadır. Küçük hücreli akciğer kanseri için tanı konulduğunda, genellikle diğer organlara da yayılmış olarak karşımıza çıkar.

Akciğer kanserinin en temel  sebeplerinden birisi tütün tüketimidir. Yani sigara, puro, pipo içimleri akciğer kanserine sebep olan en büyük etkenlerdir.  Tütün ve tütün ürünleri ile iyi mücadele edilmiş ve sonucunda başarı sağlayan ülkelerde, akciğer kanseri oldukça azdır. Tütünün akciğer kanseri yapma riski, sigarayı bıraktıktan 5 yıl kadar sonra iyice azalmaktadır. Aktif içici olmayan ancak sigara dumanına maruz kalmış insanlarda da, akciğer kanseri olma riski normal insanlara göre 3 kat daha fazladır.

Gemi imalatında yalıtımında kullanılan asbestte akciğer kanserine neden olarak göze çarpan en büyük etkenlerden birisidir.  Akciğer kanserine sebep olan bir diğer neden ise verem hastalığı yani tüberkülozdur.

Verem hastalığına sahip olan insanlarda, akciğer olma riski daha fazladır.  Aynı zamanda, toprakta bulunan ve kokusu olmayan radon ( radyoaktif gaz) akciğer kanseri sebepleri arasındadır.

Akciğer kanseri hastalığında, hastalık çok ilerlemeden erken tanının konulması akciğer hastalığı tedavisinde oldukça önemlidir. Hastalığın en önemli handikabı, kanser ileri derecede ilerleyene kadar belirli ağrı ve sızının olmamasıdır. Böyle sinsi bir şekilde ilerleyen  akciğer kanseri, insan hayatı için önemli bir risktir.

Farklı bir konu altında ele alınması gereken akciğer kanserinin belirtileri ise; Nefes darlığının oldukça artması, balgam ve sürekli öksürük, balgamdan kan gelmesi, sırt kısmında  iki kürek arasında omuzlara kadar çıkan ağrıların görülmesi, kilo kaybı, gibi birçok şikayet akciğer kanserin belirtileri arasında görülebilir.

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tedavisi, ameliyatla yapılabilir. Hastalığın meydana geldiği tümürlü bölge temizlenir. Tümörlü bölge tamamen temizlendikten sonra, genel  olarak başka bir tedaviye ihtiyaç duyulmaz ve hasta sık sık kontrole çağrılır. Bu hastalığın 1. Ve 2. Evresindeki hastalar için geçerlidir. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri görülen hastalar, hastalık 3. Aşamaya gelmişse ışın tedavisi, ilaç tedavisi  ve radyoterapi  tedavisi  uygulanır.

Küçük hücreli akciğer tedavisinde ise, tedavi şekli ve aşamaları hastalığın yayıldığı farklı bölgelere ve miktarına göre değişebilmektedir.

Unutmayalım ki her hastalıkta en etkili tedavi yöntemi, hastalığa sebep olacak söz konusu durumları ortadan kaldırmaktır. Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolu da, sigarayı hemen bırakarak  spor yapmaktır.  Akciğer kanseri insan hayatını  tehlikeye sokan önemli bir hastalıktır ve tedavisi tam olarak uygulanmalıdır.

Anahtarlar : Akciğer kanseri, akciğer kanseri nedir, kanseri   nedir,

Akciğer Kanseri Nedenleri Nelerdir?

İnsan vücudunun en hayati organlarından birisi akciğerlerdir. Bu organa bağlı olarak oluşan tümörlere ise, akciğer kanseri adı verilmektedir. Bu yazımızda akciğer kanserine sebep olan etkenlerden bahsedeceğiz. Böylesine önemli bir organın tüm olumsuzluklardan uzak kalabilmesi için, organ bünyesinde oluşabilecek hastalıklara sebep olan etkenleri bilmekte oldukça yarar var. Akciğerlere veya diğer organlara zarar verecek en vahim hastalık, organlarda tümör oluşumudur.

Akciğer Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Tütün ve tütün mamülleri içmek (Sigara, puro, nargile, pipo)

Tütün ve tütünden elde edilen ürünlerin kullanılması oldukça zararlıdır. Neredeyse Vücudumuzda bulunan tüm organ ve kanallar için zararlıdır. Tütün ürünlerinin içerisinde bulunan kanserojen maddeler, oksijen kullanımımızı sağlayan en temel organ olan, akciğerler içinde son derece zararlıdır. Sigara yada diğer tütün ürünleri, akciğerler üzerinde kalıcı tahribatlara yol açabilir. Bu tahribatlarında neticesinde, kanserli hücrelerin oluşumu kaçınılmaz olabilir. Sigara içmeyen kişilere nazaran, içen kişilerde akciğer kanseri olma riski 3 kat daha fazladır. Sigara kullanıp bırakan kişilerde ise bu risk, bıraktıkları yıl sayısına göre daha düşük seviyelere inebilmektedir.

Tütün ürünlerinden hiçbirini kullanmayan, ancak bu ürünlerden çıkan dumanı bulundukları ortam sebebiyle solumak zorunda kalanlar bile, hiç içmeyenlere nazaran iki kat daha fazla kanser olma riskine sahiptirler.


Asbest

Bazı sanayi kuruluşlarında kullanılan asbest solumak, akciğer kanseri sebepleri arasındadır. Asbest hava yolu ile elbiselere yapışır ve solunduğu zaman, direkt olarak akciğerlere yerleşirler. Böylelikle akciğer hücrelerini tahrip ederek, akciğer kanseri olma riskini yükseltir. Yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde, asbest solunumunu sürekli ve direkt olarak yaşayan kişilerde, akciğer kanserine yakalanma riski, normal insanlara göre 4 kat daha fazladır. Farklı sanayi kuruluşlarında kullanılan asbesten en basit korunma yöntemi, koruyucu malzemeleri itina ile kullanmaktır.

Hava Kirliliği

Özellikle taşıt trafiğinin yada sanayi kuruluşlarının çok yoğun olduğu bölgelerde meydana gelen hava kirliliği de, akciğer kanserinin sebepleri arasındadır.  Hava kirliliğinin, yapılan araştırmalarda akciğer kanserine neden olabilecek etkenler arasında olduğu sonucuna varılmıştır.

Riskli Çalışma ortamları 

Tekstil, izolasyon, maden , plastik sanayi, muşamba, elektronik cihaz bataryası, demir – çelik  gibi meslek dallarında çalışanlarda, normal meslek sahiplerine göre  akciğer kanserine yakalanma riskine daha fazla sahiptirler.

Akciğer hastalıklarının etkisi

Bir takım akciğer rahatsızlıklarına sahip olan insanlarda da, akciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır.

Sonuç olarak, solunan hava akciğer sağlığı açısından oldukça önemlidir. Akciğer kanseri için teşhis konulan hastaların, mutlak suretle tütün ürünlerini bırakmaları ve risk grubuna giren mesleklerde çalışıyorlar ise, işlerinden ayrılarak daha makul işlerde çalışmaları gerekmektedir.

Anahtar Kelimeleriniz : Akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanserinin sebepleri, akciğer kanseri sebepleri, akciğer kanserinin nedenleri,

Akciğer Kanseri Evreleri

Akciğer Kanseri Evreleri

Tam olarak tedavi edilemeyen durumdaki Akciğer kanseri, insan hayatı için büyük risk taşımaktadır. Peki bu kadar önemli bir hastalık olan akciğer kanseri hakkında, ne kadar bilgi sahibiyiz? Akciğer kanseri evreleri nasıl gelişmektedir? Bu yazımızda Akciğer kanseri evreleri, hakkında detaylı bilgiler vereceğiz.

Temel olarak akciğer kanseri evrelemesi, dört bölümden meydana gelmektedir.  Ve bu evreleme üç değişik öğe ile belirlenmektedir.

Akciğer Kanseri Evleri

Akciğer kanseri evrelerini belirleyen etkenler şunlardır; 


  • Hastalığı meydana getiren tümörün, akciğer üzerindeki konumu ve büyüklüğü,
  • Lenf bezleri ile ne derecede irtibatta olduğu,
  • İyi huylu kanser mi, yoksa kötü huylu kanser mi olup olmadığıdır. (İyi huylu kanser ise sadece akciğerin üzerinde bulunur ve yayılmaz. Ancak kötü huylu kanser ise, diğer organlara yayılarak daha sıkı yapışır.)


Kötü huylu kanser dediğimiz kanser türünde, tümörlerin hastalığın meydana geldiği organdan farklı organlara geçerek yayılmasına metastaz denilmektedir. Metastaz ise kanserin başlangıcından sonucuna  ve  tedavi şekline kadar tüm evreler için en önemli belirleyici bir etkendir.

Akciğer kanseri evreleri – 1. Evre

Kanserin ortalama büyüklüğü 5 cm’den daha ufaktır. Kanser hücreleri yada yeni oluşan tümör, henüz diğer organlara geçiş yapmamıştır. Bu evrede bulunan akciğer kanseri hastasına yapılan cerrahi müdahale, çoğunlukta kapalı endoskopik şeklinde yapılmaktadır.Yapılan operasyon ile, kanserli olan bölge alınır. Bu ameliyat için hasta 5-6 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu olabilir.

Akciğer Kanseri Evreleri – 2. Evre

Kanserin ortama büyüklüğü genelde 5 – 7 santim arasında görülmektedir. Ancak çok nadir görülmekle birlikte, ikinci evrede tümörler 5 santimden daha küçükte olabilmektedir. Bu şekilde olan hastalıklarda, kanserin lenf nodlarına uzanmadığı görülmektedir. Hastalık bu evrede vücudun diğer organlarına yayılmamaktadır.  Tedavisi ameliyat yolu ile yapılarak, lobun çıkarılır.

Akciğer Kanseri Evreleri – 3. Evre

Bu evrede, Kanser büyüklüğü 7 santimi aşmıştır. Tümör ana bronşu kaplamıştır yada lenf nodlarına uzanımı söz konusudur. Metastaz, yani diğer organlara yayılma görülmemektedir. Öncelikli olarak kemoterapi ve radyoterapi tedavileri uygulanır. Tedavide ameliyat kararı, birkaç branştan oluşan uzman kurulu tarafından alınır.  Bu kurulda göğüs cerrahisi uzmanı, medikal onkolog, radyasyon onkolog bulunur. Her doktor hastayı kendi alanlarında muayene ederek, kurulda tedavi yöntemi için kararını belirtir.

Akciğer Kanseri Evreleri – 4. Evre

Akciğer kanserinde hasta 4. Evreye gelmiş ise, metastaz başlamıştır. Yani kanser diğer organlara da yayılmıştır.  Bu aşamada kanser genelde böbrek üstü bezi,  beyin, akciğer çevresi kemik gibi yerlere yayılma göstermiştir. Bu bölgelerde radyoterapi tedavisi uygulanabilmektedir. Kanser beyine ulaşmışsa,  nadiren de olsa ameliyat yapılır.

Akciğer kanseri evrelerinde ameliyat,  1. Ve 2. Evrelerde yapılır. 3. Evrede ameliyat yapılsa da, ilk iki evreye nadiren daha azdır.  Akciğer kanserinin 4. Evresinde ise ameliyat daha az yapılmaktadır. Ameliyat yapılmayan evrelerde, yukarıda kısmen bahsettiğimiz farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Akciğer kanseri evreleri, akciğer kanserinin evreleri, akciğer kanseri aşamaları,