Cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2015 Perşembe

Cildinizi Güzelleştiren Besinler


Günlük yaşantının getirdiği stres ve yorgunluk sebebiyle bayanların daha erken yaşlandığı rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Kimyasal cilt bakım ürünlerinin de sık bir şekilde kullanılmasıyla cildiniz yıpranabiliyor. Bu durum sizlerin daha yaşlı bir görünmesine neden oluyor.

Şüphesiz her bayan güzellik için doğal yolları tercih eder. Güzellik merkezleri ve cilt bakım ürünlerine harcanan paralar birçok bayan için kısa vadede olumlu sonuçlar doğursa da uzun vadede oldukça sağlıksız gelişmelere neden olabiliyor. Bu nedenle doğal besinlere yönelerek daha sağlıklı bir cilde kavuşmak her bayanın tercihleri arasında bulunuyor. Günlük tüketebileceğiniz yeşil çay, badem sütü, avakado gibi besinler düzenli tüketildikleri takdirde sizlere oldukça doğal bir görünüm sağlıyor.

15 Aralık 2014 Pazartesi

Maden Suyunun Cilde Faydaları Nelerdir?


Maden suyu bilindiği üzere yer altında doğal yollarla çıkan saf bir sudur. Maden suyu içeriğin de mineral tuzu, gaz ve element bileşenlerinden oluşur. Ayrıca içeriğinde çok fazla mineral barındırır. Maden suyunun faydaları arasında en iyi bilinen vücuttaki toksinlerin atılmasın da büyük etkileri vardır.

Ancak bir nokta da uyarmak gerekirse maden suyu ile marketlerden alınarak tüketilen soda birbirinden çok farklı içeceklerdir. Çünkü maden suyu doğal yollarla saf su olarak elde edilirken, soda karbondioksit gazları desteği ile asitli bir içecektir. Bu sebeple maden suyu ile cilt bakımı yapımında etki göremeyen bazı kişilerin aslında en büyük hata yaptığı noktalardan birisi budur. Sonuç itibarı ile maden suyu aslında doğal içeriklerle oluşurken, soda yapay bir şekilde hazırlanır. Maden suyu içerken asit tadı alsanız bile kesinlik içeriğinde asit bulunmaz. Peki maden suyunun cilde faydaları nelerdir ?

Maden Suyunun Cilde Faydaları Nelerdir

Maden suyu bilindiği üzere yer altında doğal yollarla çıkan saf bir sudur. Maden suyu içeriğin de mineral tuzu, gaz ve element bileşenlerinden oluşur. Ayrıca içeriğinde çok fazla mineral barındırır. Maden suyunun faydaları arasında en iyi bilinen vücuttaki toksinlerin atılmasın da büyük etkileri vardır.

Ancak bir nokta da uyarmak gerekirse maden suyu ile marketlerden alınarak tüketilen soda birbirinden çok farklı içeceklerdir. Çünkü maden suyu doğal yollarla saf su olarak elde edilirken, soda karbondioksit gazları desteği ile asitli bir içecektir. Bu sebeple maden suyu ile cilt bakımı yapımında etki göremeyen bazı kişilerin aslında en büyük hata yaptığı noktalardan birisi budur. Sonuç itibarı ile maden suyu aslında doğal içeriklerle oluşurken, soda yapay bir şekilde hazırlanır. Maden suyu içerken asit tadı alsanız bile kesinlik içeriğinde asit bulunmaz. Peki maden suyunun cilde faydaları nelerdir ?

Maden Suyunun Cilde Faydaları


  • Cilt sorunlarına tam bir savaşçı rolü üstlenir. Bu sebeple ciltteki kırışıklıkları giderir ve sivilce, sivilce izlerini yok eder.
  • Cildinizin gerekli olan nem dengesinin düzende kalmasını sağlar.
  • Cilde canlı ve pürüzsüz bir görünüş katar.
  • Cilt bakımı için maden suyu uygulandığı zaman cildinizde ki gözeneklerin açılmasını sağlar.
  • Cildiniz de ki gün içerisinde hava koşulları ile birikmiş kirleri yok ederek, yağların temizlenmesinde etkilidir.


Maden Suyu İle Cilt Bakımı Nasıl Yapılır ?

Maden suyu ile cilt bakımı uygulamasının nasıl yapıldığını anlatmadan önce, düzenli olarak maden suyu ile cilt bakımı yapmak daha çok fayda sağlayacaktır. Ancak 1 sefer yaptıktan sonra çok ciddi değişimler beklemek yerine zamana yarayarak uygulandığı zaman faydalarını kesinlikle göreceksiniz. Bu cilt bakımının en büyük özelliklerinden bir diğeri de cildinizin ileride yaşayabileceği problemleri önleyerek yaşanmasını engelliyor.

Maden suyunu cildinize uygulamadan önce yüzünü yıkayarak temizleyip kurulayın. Daha sonra pamuk yardımı ile yüzünüzün her yerine sürün. Sürerken tıpkı bir pudra ve fondöten gibi sürerek cildinizin iyice emmesini sağlayın. Cildinize uyguladığınız maden suyunu tekrar yıkayarak durulamaya gerek olmadığı gibi sadece havluyla kurulamanız yeterlidir.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Bitki Yağlarının Cilde Yararları

Cilt derisinin oldukça ince olması ve değişen atmosfer koşulları, cildimizi oldukça olumsuz yönde etkiliyor.  Güneş lekeleri ve bunun dışında onlarca cilt lekesi bulunması,  cilt lekeleri ile mücadele etmek için farklı yöntemler denemeye yönlendiriyor.  Bunlardan son zamanlar da revaçta olanı ise,  bitki yağları.

Günümüzde birçok kozmetik ürününün katkı maddelerini incelediğimizde, aslında kendimize iyilik mi yapıyoruz yoksa kötülük mü diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Çok kaliteli kozmetik ürünleri ise, birçok kadının bütçesinin karşılayamayacağı boyutlarda olabiliyor. Bu yüzden hem doğal, hem de aşırı pahalı olmayan bitki özleri tercih edilmeye başlandı. Bu sayede daha verimli sonuçlarında elde edildiği bir gerçek. Tabiatın bizlere sunduğu yüzlerce hatta binlerce yararlı olgulardan birisini bu yazımızda incelemek istedik. Cildin doğal özelliklerini etkileşime getiren bu özel kürlerin faydaları, birçok denemede açıkça gözlemlenmiştir.

Bahsedilen birçok özel kürü uyguladığımız zaman, daha genç ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak mümkün. Cilt lekeleri ile mücadele etmede ve cilde yararları açısından, adeta mucizevi etkiye sahip olan bu yağları gelin beraber inceleyelim.

Piyasada bulunan birçok kozmetik ürünlerinde hammadde olarak nar özü, ısırgan ekstresi, çay ağacı yağı, sedir ağacı yağı, papatya bunlara benzer bitkilerin kullanıldığını biliyoruz.
Yukarıda saydığımız bitkilere ek olarak papatya, gül, yasemin gibi bitkileri de cilt güzelliği ve cilt lekeleri ile kullanmanız mümkündür.  Bu özleri direk cildinize sürüp yedirerek, etkili sonuçlar alabilirsiniz. Böylelikle hem daha az maliyetli, hem de daha doğal ürünlerle daha doğal görünümler kazanabilirsiniz. Ve ayrıca birçok kozmetik ürününde, özellikle kremlerde daha uzun kalıcılık sağlaması için kullanılan birçok bileşenden de cildinizi korumuş olursunuz.

Narenciye özlerinin cilt için yararları oldukça fazladır. Cildinizin nem oranını korur ve daha sağlıklı, pürüzsüz görünmesini sağlar.  Yatmadan önce cildinize pamuk yardımıyla süreceğiniz narenciye özleri, hem cildinizi daha canlı tutacak hem de nem oranını koruyacaktır.

Nane yağı ile üzüm çekirdeğinin yağının kırışıklıkları önlediği ve daha canlı bir cilt oluşturduğu da biliniyor. Yaşlanma sürecini yavaşlatmak için oldukça etkileri bulunmakta.

Ahududu tohumu yağıda yine cilt lekeleri ve cildin canlılığı için, tercih edilebilir güzel bir seçenek olabilir. Kan dolaşımı ve hüclerin yenilenmesi için oldukça yararlıdır.

Kısacası aşağıda sayacağımız bir çok bitkinin yağ özlerini cildinize sürerek, faydalarından yararlanmanız mümkün;
Susam yağı, limon kabuğu yağı, mersin yağı, Üzüm çekirdeği, portakal ve mandalina kabuğu, zeytin çekirdeği yağı, papatya, kaynamış taze asma yaprağı suyu, Hindiba bitki yağı, sedir ağacı yağı gibi birçok bitkinin yağı cilt için son derece faydalıdır.
Bitki yağlarını cildinize sürmeden önce, cildinizi mutlaka güzel bir şekilde temizleyin ve pamuk yardımıyla bitki yağını cildinize sürün.

25 Temmuz 2014 Cuma

Cilt Kuruluğunu Önlemenin Yolları

Cilt kuruluğu özellikle yaza geçiş ve mevsim değişikliklerinde büyük ölçüde insanların problemi haline gelmektedir.

Cilt Kuruluğunu Önlemenin Yolları
Değişen hava ile birlikte cilt nem kaybı yaşar ve cilt kurulaşır, cilt parlaklığını kaybeder. Tabi ki herşeyin bir çözümü olduğu gibi cilt kuruluğunun da organik olarak bir çözümü var. Yediğiniz yemekten suyuna kadar herşey bir faktör.

Cildinizin Kurumaması İçin Almanız Gereken Besinler

Günlük olarak en az iki litre su tüketimi gerekir. Yaz, kış ayırmadan bol bol su içiniz. A vitamini (süt, yumurta sarısı, buğday, havuç, fıstık...) B vitamini (yeşil yapraklı sebze, tahıl, et..) C vitamini (yeşil biber, brokoli, turunçgiller, kivi..) içeren besinler cildin kurumasını engeller. 

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Yazın Cildinizi Temiz Tutmanın Yolları

Bütün bir yıl yazı bekliyoruz ama işte hepsi 2-3 ayda çabucak geçip gidiyor. Bunu söylemek için daha erken biliyorum ama her sene hastalarımdan gelen yorumu göz önüne alarak bunu rahatlıkla söylüyorum. Unuttuğumuz güneş ışınlarıyla yeniden tanışmaya başladık bile... Ter ile cildimiz bu aylarda büyük bir sınav verecek. Gelin birlikte cildimizi temiz tutmanın püf noktalarına bakalım...

Yazın Cildinizi Temiz Tutmanın Yolları

Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ama cildin temizliğine önem vermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüz cildinin düzenli olarak, günlük birikimlerden arındırılması gerekir.

Tozlar, çevreden gelen kirler, dumanlar, egzos gazları, sokaklardaki ve evlerdeki kurumlar, yemek buharlarıyla yüze yapışan yağlar, ölü keratin pulları, cildin sebum (yağ ) salgılarının fazlası, ter artıkları (Terlemenin buharlaşmasından sonra ciltte kalan suda çözülebilir maddeler), silinmiş gibi görünse bile, günlük makyaj artıkları (makyaj kalıntıları genellikle yağlıdır) ve daha sayısız etken cildimizi kirletir.
Yüzümüzü tüm bu artıklardan arındırmadıkça, herhangi bir cilt bakımından söz etmek anlamlı değildir. Bütün bu maddeler temizlenmezse, cildimiz ne kremlerden yararlanabilir ne siyah noktalardan ve aknelerden kurtulabilir ne de herhangi bir anti aging tedavisine cevap verebilir.

Yüz temizliğine önce alından başlanmalı sonra sırasıyla; yanak, çene, burun ve boyunla devam edilmelidir. Alın, burun çevresi ve çene altı daha fazla toz ve kir tutar. Bu nedenle daha dikkatli temizlenmesi önemlidir.

Bu tip ürünlere, genel olarak “temizleme sütü” adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar.

Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Bu nedenle yağlı ciltlerde losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir.

Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ, makyaj artıkları) çözerler. Su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler de tonikli pamukla silinirken temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar, eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabiliyor. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza tatbik edebilirsiniz.

Yüz temizliği için sabun kullanmayı tercih edenlerden olabilirsiniz. Sabunları seçmek de yüzden arındırmak da pek kolay değildir. Sabunların rengi, kokusu, içindeki ilaçlar, vitamin katkıları gibi ayrıntıların tümü ikinci derecede önem taşır. Belirleyici olan, yumuşak bir temizlik yapması ve cilt dengesini korumasıdır. Bunun için de esas kriter, sabunların Ph’dır. Cildin doğal asit mantosunu koruyabilmek için daima Ph 5,5-6,5 arasındaki sabunlar tercih edilmelidir.

Cildin günlük bakımında, temizlikten sonraki ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar veya jeller ciltteki yağı (sebum, yağ, makyaj artıkları) ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinirken temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak ne var ki, biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlarlar ve genişlemesine yol açarlar. Tonikler bunları temizlediği için, gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabi bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.