şah rıza pehlevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şah rıza pehlevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Iran'ı Amerika'nın Hakimiyetinden Kurtaran Adam İmam Humeyni


Şimdilerde nükleer müzakerelere bir de birlikte ortalık yumuşamış olarak görülse de son yıllarda Amerika'nın en büyük düşman gördüğü devletlerden biri İrandir.Fakat bir zamanlar Amerika nın en yakın müttefiklerinden biri idi adeta bir sömürgesi uydusu gibiydi....
Bu durum 1979 yılı ocak ayında batı yanlısı Şah Rıza Pehlevi'nin reji
mi yıkılıp yerine Amerikan karşıtı şii din adamı Ayetullah Humeyni'nin iktidara getiren
islam devrimi ile değişti.Ayetullah, şiilikte en yüksek dini makamdır.Fetva verme yetkisi vardır.Ehlibeyt soyundan gelmeleri esastır. İranda günümüzde 1000 kadar Ayetullah vardır.Humeyni İran daki en büyük Ayetullah olarak bilinir.
İslam devrimi ile Hümeyni ismi silinmemek üzere dünyanın ve İran'ın hafızasına kazınmıştır.İran'daki islam devrimi'ne Amerikalılar hazırlıksız yakalanmıştır.Başta olan Şah Rıza Pehlevi, 1941'den devrime kadar ülkesinin başında olup, soğuk savaş boyunca batının yanında yer alıp Rusya'ya karşı bariyer olarak batılılarca kullanılmıştır.Üstelik batı Şah'ın modernleşmeci bir lider olarak diğer Ortadoğu ülkelerine örnek olma ihtimalinide çok sevmiştir.Arkasına aldığı batı rüzgarları ile beyaz devrim adını verdiği reformlara girişen, kadınlara daha çok hak verilmesi sağlık ve eğitimde reform toprak reformu gibi reformları içeren beyaz devrim ve batıdan yağan yardımlar ve paralarıla İran'ı bölgenin en gelişmiş ekonomilerinden biri olmayı başarmıştı.Yalnız buna rağmen reformlarının halk tabanında çatırdamalar neden olmaya başladı.Ülkedeki herşey Amerika'nın her taşın altından Amerika çıkıyordu.Reformlar sonucu topraklarını kaptıran toprak ağaları huzursuzluğu, ülkenin şii din adamları grubu bu liberalleşme programını diş biliyordu.Şahın ekonomik reformlarıyla palazlanan köylü ve şehirli orta sınıflarda zenginliğin getirdiği doğal uyanma ve iktidardan daha fazla pay ve daha çok siyasi özgürlük talep etmeye başlamışlardır.
Ülkede yaşanan zenginleşme ve ekonomik patlama Şahın ve çevresindekilerin ceplerine daha çok para inmesi ve ülkeyi  tıkanmasına sebep olmuş, halk buna isyan etmeye başlayınca Şah Amerikalı nın yardımıyla kurduğu gizli polis teşkilatı SAVAK yardımı ile rejim muhaliflerinin korkulu rüyası olmuştur.İşkence, tutuklama,  ve ölümler yağmur gibi halkın üstüne yağmaya başlamış ve her yerde baskı kurulmuştur.Bu durum ülkedeki şii muhalefetin kitleleri bir çatı altında toplanması ile kolay değişecekti.Önce Türkiye'ye ardından Irak ve son olarak da Fransa'ya sürgün edilen İmam Humeyni'nin işaret fişeği çakmasıyle ülkenin dini başkent sayılan Kum'daki öğrenciler ayaklandı.Şah polisi acımadı ve 20 kişinin hayatını kaydettiği bu gösteriler kısa zamanda milyonlarca kişinin katıldığı rejim karşıtı protesto dalgasına dönüştü.Batılılar bir şey olmaz diyorlardı ama kısa zamanda ülke devrime doğru ilerledi.Üstüne üstlük solcularda Humeyni'nin yanında yer alınca devrim gerçekleşti.31 ocak'ta muzaffer İmam Humeyni Paris'ten Tahran'a uçaktan indiğinde tekbirler getiren 3 milyon kişilik kalabalık tarafından karşılanıyordu.
Humeyni nin gelmesi ile monarşi tarihe karışmış, Humeyni'nin dizginleri ele almasıyla islamî bir teokrasi yönetimi kurulmuştur.Humeyni iktidarı ele alır almaz Amerika'yı büyük şeytan olarak ilan etmiş, Şahı Amerika'dan geri istemişlerdir.Öfkeli İranlı gençler Tahran'daki Amerikan büyükelçiliği'nin basarak elçilik personelini rehin almış yeni İran hükümeti, Şahı teslim edin rehinelerinizi alın diyordur.Amerika buna yanaşmayınca rehine krizi dallanıp budaklandı ve bir yıl boyunca gündemi meşgul etmiştir.Rehine krizi de yaşanan utanç, ekonomik sıkıntılar da birleşince Carter 1980 de koltuğunu bırakmak zorunda kalmıştır.Şahin Mısırda ölmesinin ardından rehine krizi de sona ermiştir.Humeyni ile birlikte İran'da bir islam rejimi kurulmuş yeni rejimin ortadoğu'daki tüm dengeleri altüst etmesine öfkelenen Amerika, Sovyetler komşu Irak'ın hayalperest diktatörü Saddam'aa 1980 yılı Eylül ayında Şattülarap su yolu ndaki sınır anlaşmazlığı bahane ederek İran'a saldıttırmıştır.Ancak Humeyni dişli çıkmış, toplam kaybının 1 milyona yaklaştığı amansız savaş sonunda 8 yıl sürmüş ve savaş İran-Irak savaşı ardından ateşkesle savaş bitmiştir.Bu savaşın ve rehine krizinin  ardından İran'da kurulan rejim daha da güçlenmiş ve bilenmiştir.
Humeyni, 1963 te SAVAK tarafından tutuklanmış önce Bursa'ya, ardından Irakta hazreti Ali türbesinin bulunduğu Necef'e sürgüne yollamıştır.Gençliğinde futbol oynamış ve Fransa'da sürgündeyken futbol maçları takip ettiği bilinir.Müslüman garson olmadıkça hiçbir restorantta yemek yememiş, gençliğinde Aristo ve Platondan fazlasıyla etkilenmiştir.Ayrıca İbni arabi ve Rumi nin eserlerinin etkisinde kalmıştır.Tefsir, fıkıh, islâm hukukunun kökleri, kelam, şiir, edebiyat devlet ve siyaset ile ilgili 200 civarında çalışma kaleme almıştır.Hayatı boyunca şatafat ve israftan uzak durmaya çalışmıştır.1988 de İngiltere'de şeytan ayetleri adlı bir kitap kaleme alan ünlü Hint yazar Salman Rüşdi'nin öldürülmesi için fetva vermiş.Fetvası 1998 de İngiltere'yle ilişkilerin düzentmek isteyen İran yönetimi tarafından kaldırılmıştır.
Humeyni 1989 da ölmüş  ve cenazesine en az 10 milyon kişi katılmıştır ve onun bıraktığı miras hala günümüzde devam etmektedir.

10 Mart 2015 Salı

Şah Muhammed Rıza Pehlevi


Takvimler 26 Ekim 1919 u gösterdiğinde İran'ın kuzeyindeki Sadabad sarayı'nda eşsiz bir coşku yaşanıyordu.Pehlevi hanedanının kurucusu Rıza Şah Pehlevi'nin ilk oğlu Muhammet Rıza doğmuştu.

Sarayda doğan her çocuk gibi el bebek gül bebek büyüdü.İsviçre'nin prestijli okullarından birinde okuduğu ve İran'a döndü.Daha sonra ikinci dünya savaşı patlak verdi.Hitlerin, petrol yatağı İranı işgalinden önce Rusya ve İngiltere ellerini daha çabuk tutup İran'ı işgal ettiler.Müttefik güçler Rıza Pehlevi tahtını oğluna bırakmaya zorladı.16 eylül 1941 de Muhammet Rıza babasının yerine iktidarı devraldı.Müttefik yanlısı ve batılı ülkelerin etkisine daha açık olacağı umuluyordu ve daha fazlası oldu.İran artık batılı güçlerin uydusu olmuştu.
Ikinci dünya savaşı esnasında İran, Amerika ve İngiltere nin, Rusya ile yaptıkları yardımın 1 numaralı geçiş noktası olmuş hatta Fars koridoru olarak ünlenmiştir
Savaştan sonra kendisini iktidara getiren batıya çok kolaylıklar yaptı.Amerika onun iktidarıyla İran'a yardım musluklarını açtı.Lakin ülkedeki herkes, onun gibi batı aşığı değildi.Özellikle İran petrolünün İranlılara ait olması gerektiğini savunan Muhammed Musaddık, parlamentonun gelişimi ile 1951 de petrol sanayisinin millileştirdi.Bu durumda şoka giren İngiltere karşı saldırıya geçti.Fakat Musaddık geri adım atmadı ve başbakan oldu.Batıda ilişkileri yoğun olan Şah, İngilizlerin İstediğini yaptı.İngilizler ne pahasına olursa olsun İran petrollerinin geri istiyorlardı.Ambargo koydular.İngilizler sonunda Amerika dan yardım istediler ve düğmeye basıldı.İngiltere ve Amerika Şaha desteğiyle Musaddık hükümetini hedef alan Ajax operasyonu sahneye koydu.Fakat Musaddık gene yıkılmadı.Sah Roma ya kaçtı.Ortada bir iç savaş varmış gibi gösterildi ve ortaya çıkan kaos durumundan Musaddık devrildi ve batı istediğini almıştı.Romadan dönen Şah Pehlevi monarşi yanlarından oluşan bir kalabalık tarafından kahraman gibi karşılandı ve ardından ülkede istediği gibi at koşturmaya başladı. Rıza Pehlevi den önce İran'daki anahtarlar İngiltere ve Rusya'daydı.Ama artık Amerika başrol oynayacaktı.

Amerika ile sayısız siyasi ve ekonomik anlaşmayla Amerika'nın etkisinin İran'ın köküne kadar girmesini sağladı.İran petrol sanayi tamamen Amerika'nın önüne bırakıldı.Her diktatörün yaptığı gibi muhalefeti susturmak için bir canavar ortaya çıkardı "SAVAK".Şah'ın kurduğu bu ulusal güvenlik ve istibarat servisi kısa zamanda rejim muhaliflerini avlayan acımasız bir örgüte dönüşecekti.
1963 te Beyaz devrim olarak tarihe geçen ekonomik ve sosyal program, iplerin koptuğu nokta olacaktı.Bu programla hem ülkesini sanayileşmiş bir topluma dönüştürmek hem de islamî renkleri geri plana itip daha laik bir İran portresi yaratmak istiyordu. Bu durumu ülkedeki muhafazakar da özellikle başını Şii devlet adamı Ayetullah Humeyni nin çektiği mollalar sınıfı devrime karşı seslerini daha da yükseltti.
Ilk başta 60-70 li yıllar arasında reformlar işe yarasa da geniş bir ulaşım ağı kurma, toprak reformu, kadın haklarında iyileştirme gibi bazı hedefler hayata geçirebilmiş.Paket programı uzun vadede ters tepmiştir.Şah Pehlevi niyetin ne kadar anlaşılabilir de olsa bunları yaparken bir gecede aldığı kararları halkı hayalindeki halka dönüştüreceğini sanmış, üstelik bunu zamana yayarak değil döve döve yapma yoluna girmişti.İslam toplum hayatında önemli bir yer tutuyordu.Halka rağmen halkçılık yapma yanlışına düşünce işler çığrından çıktı.

Amerikan ve İsrail ülkede at koşturması, batının etkisini, Şahın İran halkı üzerinde çok gitmesi,SAVAK 'ın işkence etmesi ve zulmü, şahın gösterişli hayatı buna karşı halkın fakirliği, halkı galeyana getirdi  ve başını islamcılar ın çektiği halk ayaklanmasi ile Şah, 1979 da devrildi.Bu geçiş döneminde tarafsız kalan ve kendi halkına silah çekmeyen ordu önemli bir rol oynamıştı.Önce Türkiye'ye, ardından Irak ordan da Fransa'ya sürgüne giden Ayetullah Humeyni devrimin ardından İran'a geri geri dönmüş ve ülkesine İran İslam Cumhuriyeti adını liderlik etmiştir.
Bu devrime ateşleyici olan ise Şah ın karısının süt banyosu yaptığı haberleri, şahın ve ailesinin aşırı gösterişli hayatı, sürekli Amerika'ya gidip gelmesi halkı iyice kızdırmıştır.İngiliz ve Amerikan istihbaratı sonuna kadar İran'da islam devrimi'nin yaklaşmakta olduğunu analiz edememişler, Şah devrilmez diye rapor vermişlerdir.Dünya ve Türk magazin de o dönem çok yer bulan Şah ve karıları özellikle o yıllarda çok popüler olmuştur.Şah Rıza Pehlevi ve karısı Farah Diba nın şaşalı hayatı dünyanın önde gelen cemiyet dergilerinin kapaklarından inmemiştir.Rejimin yıkılmasından kısa bir süre önce ülkeyi terk eden şah, ölecek yer bile bulamamıştır.Özellikle siyasi tarihinde büyük rol oynayan Amerika arkasına bakmadan onu terk etmiştir(konsolosluk baskını ve rehine krizi yüzünden).Önce Mısır'a ardından, Fas, Bahamalar, Meksika'ya gitmiş, yeni kurulan İran rejimi ev sahibi ülkelere her seferinde şahın teslim edilmesi için sürekli kışkırtması sonucu her ülkeden kaçmıştır.En son isteksiz bir şekilde eski dostu Amerika 22 ekim 1979 da Şah'ın Amerikaya giriş yapmasına izin vermiştir .Ünlü milyarder işadamı David Rockefeller ın ısrarının bu kararın verilmesinde önemli bir rol oynadığı bilinmektedir.Şah tedavisinden sonra başkan Carter'ın baskısıyla Amerika'dan ayrılmak zorunda kalmış, bir süreliğine Panama da yaşamıştır.Lakin Panamanın kendisini İran'a teslim edeceğini şüphelenen Pehlevi bir kez daha soluğu Mısır'da almış 1980 de bu ülkede ölmüştür.