Türklerin Müslüman Olması Belgeseli
türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Nisan 2015 Salı
26 Şubat 2015 Perşembe
Don Kişot yazılırken Türklerden mi esinlenildi?
Başlığı okuduğunuzda hadi canım sende abartma bu kadar dediğinizi duyar gibi oluyorum ama gerçek böyle mi acaba?
On altıncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman'ın yerine tahta geçen Sarı Selim Kıbrısı fethetmiş bunun üzerine Venedik ve papa Osmanlıya karşı İspanya başta olmak üzere Avrupa'yı birleştirerek bir kutsal ittifak kurmuştur.Akabinde bir kutsal donanma hazırlayarak Osmanlı ile İnebahtı deniz savaşı
yapmış ve Ali paşa komutasındaki Osmanlı donanması hıristiyan donanmasıyla İnebahtı yakınlarında çok yoğun bir deniz savaşına girişmiş.Savaşın sonunda Osmanlı donanması yenilenmiş olup savaşın en önemli ve en büyük sonucu yenilmez Türklerin yenilmez psikolojik üstünlük denizlerde batıya geçmesidir.
Pek bilinmese de bu savaş Avrupa tarihi açısından dönüm noktası olmuş savaşın üstünden 350 yıl geçmesine ne rağmen hala hakkında şiirler yazılmıştır.
Peki ne alaka Don Kişot diyebilirsiniz.Nedeni şudur ki dünyanın ilk romanı sayılan şövalye kitapları okuyarak kafayı yemiş bir gezginin maceralarını anlatan Don Kişot romanı'nın yazarı Cervantestir. Cervantes İnebahtı deniz savaşına katılmış sol kolunu kaybetmiştir.Ayrıyetten Türklere esir düşmüş, savaş ile ilgili deneyimlerinden bu romanda bahsetmektedir.
Miguel de Cervantes İnebahtı savaşınının bittiği gün 7 Ekimi "Türkler'in yenilmez olduğu konusunda bütün ülkelerin yanıldığı hıristiyanlığın en hayırlı gün "şeklinde ifade etmiştir.
Düşünün ki siz bir savaşa gittiniz ve sol kolumuzu kaybedip esir düştü.Peki siz bu durumdan etkilenmez misiniz.Eserlerinizde bahsetmez misiniz.Tabii ki dünyanın ilk romanının yazarı Cervantes te Türklerden çok etkilenmiş hatta kızgınlığını bu şekilde eserlerinde işlemiştir yani dünyanın ilk romanında dahi atalarımızın verdiği korku ve izlerini göreceksiniz.
Etiketler:
cervantes,
don kişot,
esir,
inebahtı,
ispanya,
Komplo Teorisi,
kutsal ittifak,
osmanlı,
papa,
sarı selim,
sol kol,
türkler,
venedik
24 Şubat 2015 Salı
Papa Atilla'ya Romaya Almaması için Yalvardı mı?
Avrupalıların tanrının kırbacı ismini takıp korkudan tir tir titrediği Hun imparatoru Atilla göçmen kabileleri toplayarak Avrupa Hun İmparatorluğunu kurmuş ve Avrupa Devletlerine kan kustur muştur .Atımın ayak bastığı her yer benim toprağım dır diyen Atilla 434 yılından öldüğü 453 yılına dek halkını Hollanda'dan Ural nehrine, Tuna nehrinden Baltık denizine kadar uzanan Avrupa Hun İmparatorluğu altında birleştirmişti.
Batıda kaynaklar tarafından zulmün ve hırsın timsali olarak anılan Hun imparatoru Atilla buna karşılık Türk tarihi de dahil olmak üzere doğu tarihlerinin büyük kısmında müthiş bir yönetici ve soylu bir savaşçı olarak resmedilir adeta kahramanlaştırılır.
Avrupa Hunlarının kökleri asırlardan beri tartışma konusu olmuştur fakat yinede kabul görüldüğü şekilde büyük bir kısmı göçebelerde oluşan orta Asya ve Avrupalı kabilelerin bir birleşim olduğu söylenebilir.
Atilla yeni tarihe geçiren en büyük olaylardan biri ise 452 yılında yaptığı seferdir. Atilla İtalya'yı önüne katmış ilerliyordu.Hristiyan dünyası panik içindeydi .Romalı siyasiler ortadan kaybolmuşken bir din adamı Papa Leo inisiyatif alarak yanındaki heyet ile Atilla'nın huzuruna çıktı ve başbaşa bir görüşme yaptılar.Bu görüşmenin sonunda Atilla Romayı feth etmekten vazgeçti.İşte iddialar bu görüşme neticesinde ortaya çıkmaktadır ve halen ne konuşulduğu bilinmemekte olup batılı kaynaklar şöyle yazmaktadır.Uşağı Atilla'ya neden Romayı almaktan bu kadar kolay vazgeçtiniz sorduğunda Atilla "papa ile konuşurken gökyüzünde ellerinde kılıcıyla bir aziz göründü ve papayı dinlemezsen beni öldüreceğini söyledi "dediği rivayet edilmektedir.
Atilla'nın Romayı feth etmekten vazgeçmesi hala bugün bir de batı dünyasında bir kurtuluş günü olarak algılanmaktadır.Ama daha doğrusu büyük olasılık papanın Romanın yakılıp yıkılacağından korkması ve hıristiyanlığın ebediyen yıkılacağından ,kendi kaotik düzenlerini dağılacağından korkması üzerine ve Papanın Atilla bir gece boyunca yalvarması neticesinde gerçekleştiği düşünülmektedir.
Atilla nın diğer bir efsanesi ise İtalya'da kuşattığı Aquileia şehrini kuşatması 3 ay sürmüş kuşatma esnasında yiyecek sıkıntısı baş gösterince askerleri homurdanmaya başlanmış.Şehrin alınmasını istemiştir o anda gerçekleşen bir olay tüm akışı değiştirmiştir şehirden ayrılan bir leyleği gören Atilla bu fırsatı kullanarak askerlerine şöyle seslenmiş "Bu hayvanın önsezileri güçlüdür burayı terk ediyorsa burada güven içinde olamayacağını hissettiğinden dir demek ki şehri almamız yakındır "diyerek askerlerine motive vermiş ve şehir 2-3 gün içinde alınmıştır.
Atilla ile ilgili başka bir muamma ise ölümüdür Atilla 453 yılının ilk baharında öldü geleneksel rivayete göre Atilla genç ve güzel hanımı ile yaptığı evliliğin gecesinde ağır burun kanaması neticesinde ölmüştür fakat ölümüyle ilgili iddialar bugün bile sürmektedir bir kısım tarihçi aşırı alkolden öldüğünü, bir kısmı ise yeni evlendiği karısı tarafından bıçaklandığını öne sürmektedir. Çoğunlukta o gece içkisine ilaç atılarak zehirlendiği öne çıkmaktadır.
Michael A. Bablock'a göre Atilla doğu ve batı roma saraylarının ortak ürünü olan bir komploya kurban gittiğini iddia etmiştir.
Cengiz han gibi Atilla da bir kısım Türkler tarafından Türk olarak kabul edilir Avrupa'da barbar olarak kabul edilirken Türkiye'de yaygın olarak büyük bir devlet adamı olarak kabul görür Macaristan hun imparatoru olan Atilla'nın Macar olduğunu iddia eder.Macaristan İngilizce'de Hungary demektir ve bunun anlamı Hun ülkesinden gelmektedir ayrıca Macarların ve Türklerin ortak bir atadan geldiği tarihçiler tarafından bilinmektedir dil kökü aynı olup dnaları arasında benzerlik çıkmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



