korsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2015 Pazartesi

Julius Sezar Roma İmparatoru


Roma cumhuriyetinin imparatorluk olmasını sağlayan asker, politikacı, diktatör Sezar tüm terimleri kapsıyordu. kariyerini çok düşünen Sezar M.Ö. 100 MÖ. 44 yıllar arasında yaşanıyordu.Sezar doğduğunda, Roma'nın önde gelen ailelerinden jülyen veren bir üyesi olarak dünyaya gözlerini açtığında kendisini sürekli siyaset ve iktidarın konuşulduğu bir muortamda bulmuştur.Tabii böyle bir ailede büyüdüğü için yükselmek
çokta zor olmamıştı.
Kısa zamanda hazine yöneticiliği, ombudsmanlık gibi görevler den sonra Roma'nın vilayeti olan İspanya'da valu olarak görev aldı.Fakat gözü yükseklerdeydi.Roma'ya döndü ve kurduğu sağlam ittifaklarda concüle çıktı .Artık Roma'nın en önde gelen isimlerinden biriydi.1 yıl sonra Fransa'da vali olarak görev aldı .8 yıl Fransa'da kaldıktan sonra Roma'yı kaldığı müddetçe Galya akınlarına karşı korudu.Bu arada İngiltere'ye iki sefer düzenlemiştir.Bu başarıları ile Roma cumhuriyeti nin hamisi olmuştur ama cumhuriyet rejiminin Roma'ya dar geldiğini düşünüyordu.Senatonun uyarılarını dikkate almayarak askeri otoritesini Roma ile Fransa arasındaki sembolik sınır kabul edilen Rubicon nehri'ni ordusuyla beraber geçti.Askerlerin İtalya kuzeyinden romaya sürerek bir nevi iç savaş ve darbe yaptı. Cumhuriyetçileri deviren Sezar, bir zamanlar kendisini konsül yapmış cumhuriyetin lideri pompey, bu durumda Mısır'a kaçmak zorunda kaldı.
Tabii Sezar'dan pompei'nin peşinden gitti. İşte tarihin ilk magazini olarak kabul edilecek olan aşk bu devirde yaşandı. Sezar mısır kraliçesi Kleopatra ile burada tanıştı ve fırtınalı bir aşk yaşamaya başladılar.Sezar Romaya döndüğünde Romanın tek efendisi kendisi olmuştur.Kendisini diktatör ilan etti.Diktatör, Roma cumhuriyeti'nde, senatonun belli bir süreliğine tüm yönetim erkini hakim tutmaya deniyordu.
Sezar, elindeki güçleri koltuğunu sağlamlaştırmak yerine de form yapmaya seçti.Borcu azalttı, senatoyu genişletti, takvimleri revize etti.Herkes diktatörlüğün geçici olduğunu sanıyordu ki Sezar kendin M.Ö. 44 yılında ömür boyu diktatör ilan etti.Bu duruma cumhuriyetçi senatörler öfkelendi.Kazanlar kaynamaya başladı.Aynı yılın 15 martında kol kanat gerdiği ve manevi evladım dediği Brütüsün içinde bulunduğu bir suikastle öldürüldü.Hatta bu söz tarihe geçmiştir "sende mi Brütüs"
Sezar, ölene kadar hep imparator olmak istemişti fakat tarihin ilginç yanı kendisi öldükten sonra iç savaşlar başladı ve onun yerine Sezarın yeğeni ve manevi oğlu Oktavya en büyük savaşları kazanarak Romanın ilk imparatoru olmuştur.
Kendisine yapılan yanlışı asla affetmezdi Sezar gençken Rodos'a giderken korsanlar tarafından kaçırılmış, serbest kaldıktan sonra o zaman kendisi için istenen fidye miktarını beğenmediği için, o korsanları yakalatıp çarmıha gerdirmiştir.Ne kadar egoist biri olduğu bu olayda ortaya çıkmaktadır .Büstü para üzerine basılan ilk Romalıdır.Ayrıca bugün kullandığımız takvim Sezar'ın eseridir.Kleopatra ile ilişkisi 14 yıl sürse de Roma kanunlarına göre evlenmesi yasak olduğu için evlenemedi.Ayrıca Büyük İskender gibi hiç girdiği bir savaşı kaybetmiştir .Öldüğünde 55 yaşında olan Sezar 23 bıçak darbesi almıştır.İngilizcede temmuz ayına July adı verilir.Sebebide Sezarın önadının Julius olmasından gelmektedir.Ayrıca meşhur defne yaprağı tacı, saçlarının dökülmesini gizlemek için taktığı, her dört yılda bir şubat ayına bir gün eklenmesinin mimarının Sezar olduğunu biliyormuydunuz....

5 Şubat 2015 Perşembe

Piri Reis'in Haritasındaki Büyük Sır



Ünlü Türk Denizci Piri Reis’in tüm dünyayı hayretler içerisinde bırakan meşhur haritasının(10 tl nin arkasında yer almaktadır) sırrı nedir, nasıl çizilmiştir?

Türk ve dünya denizciliğine önemli katkılar sağlamış olan Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği dünya haritası,
günümüzde halen sırrı çözülememiş bir bilinmeyen olarak karşımıza çıkmaktadır. 500 yıl önce çizdiği bu haritada, günümüz uzay teknolojisiyle ancak görülebilecek detayları hatasız olarak gösteren Piri Reis’in, o dönem hangi teknolojiyi kullanarak bu çizimi yaptığı, bilim adamları tarafından her zaman merak konusu olmuştur. Tüm dünyayı şaşkına çeviren bu haritadan günümüze yalnızca Güney Amerika ve Batı Afrika dolaylarını kapsayan küçük bir bölümü ulaşmıştır.
.
Piri Reis Sultan 2. Beyazıd’ın emriyle haritayı yapmaya başlamış, o ölünce haritayı Yavuz Sultan Selim’e 1516-1517 yıllarındaki Mısır seferinde sunmuştur.Bu zamandan sonra haritanın akıbeti belli değildir.Tek bilinen haritanın parçalara ayrıldığı ve günümüzde sadece Amerika kıtasını gösteren kısmının elimize geçtiğidir.

Piri Reis’in dünya haritası, Topkapı Sarayı müze olarak düzenlendiği sırada Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Bey tarafından harem dairesinde tesadüfen bulunmuştur(09.11.1929). Harita bulunduğunda üzerinde yemek kırıntılarının olduğu saptanmıştır. Bu durum haritanın örtü olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir. Halil Ethem Bey eski bir dünya haritası bulduğunu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bildirdikten sonra bu konu Gazi tarafından ilgiyle karşılanmış ve haritanın derhal incelenmek üzere Ankara’ya gönderilmesi emredilmiştir.
Harita, ceylan derisi üzerine çizilmiştir. Günümüze ulaşan kısmı 90/65 cm ebatlarındadır. Harita üzerinde, haritanın kim tarafından, ne zaman ve nerede yapıldığı şu şekilde ifade edilmiştir; “Bu haritayı Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu ünvanıyla şöhret bulan Hacı Mehmet oğlu Piri, 1513 yılı Muharrem ayında (9 Mart-9 Nisan arası) Gelibolu’da yapmıştır.” Üzerinde 9 adet gemi ve sandal resmi mevcuttur. İnsan ve hayvan resimleriyle adeta farklı bir imaja bürünen haritada 7 adet papağan, Portukal kralı, Merrakuş ve Kine padişahının resimleri bulunmaktadır. Ayrıca Afrika’da bir devekuşu, bir fil, üç maymun, bir yılan, bir lama, birkaç öküz ve kuzeyde de büyük bir balık bulunmaktadır. Harita çiziminde 9 farklı renk kullanılmıştır. Tam olarak okunamamakla birlikte, harita üzerine önemli notlar kaydedilmiştir. Bu notların en önemlilerinin başında, Kolomb’un Amerika’yı keşfine dair yazılmış olan notlar vardır.

Amerika kıtasının kaşifi olarak bilinen denizci Kristof Kolomb’un keşifleri sırasında kullandığı haritaları bugün kayıp. Yani Batı müzelerinde bin yıldan daha eski haritalar bulunmasına rağmen, Kristof Kolomb’a ait tek bir harita yok.

Piri Reis 1513 tarihli dünya haritasına yazdığı haşiyede (kenar notu) haritayı yaparken yararlandığı haritaları sıralarken bir adet Kolomb haritasından bahseder. Kitab-ı Bahriye isimli eserinde ise, amcası Kemal Reis ile bir deniz savaşında esir aldıkları denizcinin Kristof Kolomb ile okyanus yolculuklarına üç defa katıldığını ve bu denizciden bir harita edindiklerini anlatır. Bu anlatımın, Paul Kahle tarafından bir konferansla sunumu, Batılı bilim çevrelerinde büyük ilgi görür. Nedeni; bulunamayan Kristof Kolomb haritalarının izi Piri Reis haritalarında ortaya çıkmıştır. Bu haritanın büyük ölçüde Kristof Kolomb’un haritası olduğu genel bir kabul görür.Topkapı arşivinde bulunan haritanın orjinalliğinden kimsenin şüphesi yoktu.Her ne kadar araştırmacılar, büyük ustanın diğer altı kaynağını tespit edemese de , kaynaklardan birinin Kolomb’un 1448’de çizdiği kayıp dünya haritası olduğu konusunda herkes hemfikirdi.

1513 yılında çizilen Piri Res’in  bu haritasında, Cebelitarık Boğazı hatasız bir şekilde çizilmiştir. Uydu fotoğraflarına bakıldığında görülmektedir ki, Cebelitarık Boğazı’nın hatasız çizilebilmesi; ancak uzay çalışmalarıyla fark edilebilecek bir detaydır. Boğazın derinliğinin ve iki yaka arasındaki dar geçitin çizilebilmesi için boğaza havadan bakılması gerekmektedir; fakat harita incelendiği takdirde, uydulardan çekilen fotoğraflar ile bu haritada çizilmiş olan Cebelitarık Boğazı’nın görüntüsünün şaşırtıcı bir şekilde aynı olduğu görülmektedir. Piri Reis, dünya haritasında Antartika Dağları’nı da belirtmiştir. Fakat Antartika Dağları’nın varlığı, Amerikan ve Rus deniz araştırmacıları tarafından, ses yansıtıcı aletlerle 1820 yılında keşfedilmiştir. Acaba Piri Reis 1513 senesinde, hangi aletleri kullanarak Antartika’yı keşfetmişti? Bilim adamlarının henüz cevabını bulamadığı diğer bir konu da işte budur.

Günümüzde düzleme aktarılan haritalarda, Arjantin ile Antartika arasında bir birleşmenin olmadığı görülmektedir. Ancak yine Rus deniz araştırmacıları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda, Arjantin ile Antartika’nın, denizin altındaki dik sıradağlarla birleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu gerçek de Piri Reis tarafından, yani daha 1513 senesinde haritada çizilerek gösterilmiştir. Su küreyi kaldırarak ancak görebileceğimiz bu detayı Piri Reis acaba nasıl tespit etti? Şaşırtıcı olan şudur ki Piri Reis o dönemde su küreyi kaldırmayı başarabilmişti. Piri Reis’in elinde hiçbir teknoloji yokken bunu nasıl yapabildiği konusunda, bilim adamları tarafından henüz bir bilgiye ulaşılamamıştır.

Amerikan hava kuvvetlerinin uzay çalışmalarına göre, Dünya’nın merkezinin Mısır dolaylarında, Kahire’nin yakınlarında bir yer olduğu keşfedilmiştir. Piri Reis’in tamamlanan haritasına bakıldığında da Dünya’nın merkezi Kahire çıkmaktadır. Piri Reis, Amerikan Hava Kuvvetleri’nin yaptığı bu çalışmaları 500 yıl önce yapmış ve çalışmalarını da haritasında somut olarak ifade etmiştir.
Piri Reisin haritası popüler tarih ve komplo teorisyenleri için harika bir malzeme olmuştur özellikle Tanrıların Arabaları kitabından sonra.Kitapta yazar Piri Reis’ dünya dışı varlıkların yardım ettiği ve uydu fotoğraflarıyla bu haritanın çizildiğini iddia etmiştir.

Piri Reis bu haritayı gezerek çizdiği yada önceki haritalara bakarak çizdiği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.O dönem haritaları son derece yalnış ve yetersizdir.Piri Reis’in elinde dayanıklı gemiler olsa bile böle bi yolculuk yapması o dönem şartlarıyla 300 yıl sürecektir.Bu nedenle bu kanı da kabul görmemekte olup zaten tarihi kayıtlarda böyle bir yolculuğa rastlanmamıştır.


Sonuç olarak iddialar peş peşe olup bu haritanın kesin gizemi ve nasıl çizildiği hala çözülememiş olup, bu haritanın çok büyük bir ustalık ve bilgi birikimi olduğu gerçeği göz ardı edilemez.