29 Mart 2015 Pazar

Türkiye Cumhuriyetini Kuran Adam Mustafa Kemal Atatürk


1881 yılında Selanik'te doğan Mustafa Kemal Atatürk yıkılmakta olan Osmanlı imparatorluğundan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurmuş, yeni kurduğu cumhuriyeti muasır medeniyetler devletler seviyesine çıkarmıştır.
Atatürk asker olarak hayatına başlamış fakat hem devrimci hem siyasetçi olmuştur ne kadar büyük bir lider olduğunu Türkiye Cumhuriyetini kurduktan sonra
yaptığı ilke ve inkılaplar, izlediği siyaset, ülke içinde hem ülke dışında saygınlığını perçinlemiştir.
Mustafa Kemal Atatürk hepimizin hayatında aile bireylerinizden sonra adını en çok duyduğumuz kişidir.Modern Türkiye'nin kurucusu olan Atatürk vatan kuruculuktani liderliğe dek uzanan karizmatik bir liderdir.

Hepimiz hayatını bilmektedir ama liderimizin hayatını ve yaşadıklarını bir kez daha kaleme almak istedim.Babası Ali Rıza bey, oğlu Kemal'in askeri olmasını istemiş ve onu medrese yerine modern bir okula göndermiştir.1900 lerin sonunda askeri okulda okuyan Atatürk Osmanlı ordusunun genç subaylarından biri olarak imparatorluğa hizmet etmeye başlamıştır.Onun ilk başta en büyük mücadelesi düşmana karşı savaşmaktı.
Italya'nın Trablusgarp'ı işgal etmesi ile Osmanlı İtalya savaşı başladı.Atatürk Libya çöllerinde 1911 12 yıllarında, İtalyanlara karşı savaştı.Üstün İtalyan güçlerine karşı Osmanlının yüzünü güldüren subaylardan biri olmuştur.Libya'daki halkı örgütleyip İtalyanlara karşı çetin bir savaş sergilemiş, hatta lakabı "çöl tilkisi" olmuştur.İtalyanlar tarafından.Fakat Balkan savaşlarının çıkmasının ardından oradaki savaşı bırakmış ve Balkanlarda savaşmaya devam etmiştir.Ardından askerlik kariyerinin zirvesine tırmanacağı Gelibolu cephesi'ne yollanmıştır birinci dünya savaşının çıkması ile....
Atatürk tarafsız kalmamızı istediği birinci dünya savaşının Çanakkale cephesinde, Gelibolu çarpışmalarını komuta etmiştir.İngilizlerin aşırı özgüvenle hesapsız kitapsız giriştiği bu savaşı Atatürk, Osmanlıların Alman bir komutanın emri altında çarpıştı.Bu cephenin subaylarından biri olarak üzerine düşeni fazlasıyla yapmı,ş boğazı geçemeyen ve müttefiklerin kara yaptığı çıkartmaya püskürtmüştür.Çanakkale cephesini kazanmıştır Mustafa Kemal....
Savaş bitmemiş Ruslar ve İngilizlere karşı farklı cephelerle tekrar savaşmış olan Atatürk, sonunda savaşı kaybedince benzer hedefleri için mücadele ettiği diğer parlak subay olan Enver paşa arasındaki kırılma bu savaş sonunda olmuştur.Mustafa Kemal'e göre Enver ve arkadaşları Osmanlı'yı bir maceraya sürüklemiştir.Ama artık çok geçtir.İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan birlikleri imparatorluğun merkezi olan Anadoluya çıkmıştır.Yılgınlık hat safhadadır.Ancak Mustafa Kemal ve arkadaşları farklı düşünmektedir.Atılacak kurşunlar henüz bitmemiştir.Sonuç olarak 1919 1922 yılları arasında sürdürdükleri silahlı mücadele tek başına ayakta durmuşlar, İstanbul'u devre dışı bırakarak başkenti Ankaraya taşımışlardır.Orda bir meclisle hükümet kuracak itilaf güçlerine karşı savaşmaya başlamışlardır.

Akılcı manevralarda destekleyen diplomasi ile Mustafa Kemal'in liderlik ettiği kadro, Avrupalı işgalcileri kademe kademe gererek, moralsiz halka bu iş olacak galiba dedirtmeyi ve arkasındaki halk desteğini artırmayı başarır.Halk, Mustafa kemal'in önderliğinde sırtında mermi taşıyarak düşmana kurşun atarak ne var ne yoksa bu uğurda harcayarak tüm düşmanı Anadolu topraklarından atar.Sakarya savaşı ile Türkler uzun bir aradan sonra ilk defa toprak kazanırken başkomutanlık savaşı ile Yunanlıları İzmir'de denize döker Mustafa Kemal ve ordusu....
Mustafa Kemal ve arkadaşları direnişi kaybettiğimiz birinci dünya savaşının sonunda imzalanan ve muzaffer devletlerin haklı olarak kendi tasarımlarını göre Osmanlı topraklarını tanzim ettikleri Sevr anlaşmasının hayata geçirilmesini önlemiştir.Bu çok ama çok büyük bir başarı olmuştur.Osmanlıya karşı tüm planlar sil baştan yapıldı ve itilaf devletleri yeni şartlar içinde çözüme ulaşmak için Anadolu'daki direniş hareketi ile Lozan'da masaya oturmaya karar verdiler.
1923 te imzalanan Lozan anlaşması ile tüm dünya yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin tanımış, sınırlar belirtilmiştir.Cumhuriyet kurulduktan sonra yeni bir rejim kurulmuş ama Türkiye hala bir köylü toplumuydu.Okuma yazma seviyesi yüzde onlardaydı.Yeni Türkiyede cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, radikal bir şekilde toplumu dönüştürme soyundu.Kurtuluş savaşı önderliğinden gelen karizması ve milliyetçi bir asker olmaktan kaynaklanan gücü o devirde devleti şahsında temsil ediyor oluşu Atatürkün reformlarını hayata geçirilmesine imkan tanıyordu.
Modern Türkiye'nin tarihi aynı zamanda hızlandırılmış reformlar tarihidir.Bu tarihten sonra bizzat Atatürk olmuştur.İlk reformlarından biri laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilkesi hayata geçirmiş, şeriat mahkemeleri kaldırılmış ve İsviçre'deki medeni hukuk, İtalya'dan da ceza hukuku ihraç ederek hayata geçirilmiştir.Ülkeyi 6 asırdır yönetmiş olan saltanat ve ona eşlik eden hilafet kaldırılmış bunların yerine millet millet meclisi ikame edilmiştir.
Köylü toplumunun süratte dönüştürmek isteyen Atatürk gözünü dışarıya dikmiştir.Dışarıdan getirilen uzmanların gözetiminde hızlı bir sanayileşme ve eğitim hamlesi başladı.Devlet eliyle akla gelen düzelecek her alanda üretim yapılan sonra da başarılı olan fabrikalar kuruldu.Ortak müfredata dayalı zorunlu eğitim bu dönemde getirilmiştir.Başlangıçta sadece ilk 4 yıl zorunlu olan, Atatürk arap alfabesi yerine Latin alfabesi ne geçirerek ülkeyi baştan uca gezerek yeni alfabenin kullanımına bizzat teşvik etmiştir.Avrupa'nın modern bulduğu giyim kuşam tarzı  ihraç etmiş.Kadınlara fırsat eşitliği ve kanun önünde eşitlik sağlamak adına kanuni düzenlemeler yaparak bunları 1934 te birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce yapmıştır.Dünyada ilk kez kadınlara seçme ve seçilme hakkını Türkiye Cumhuriyeti vermiştir.
Yurtta sulh cihanda sulh cihanda sulh şeklinde özetlenebilecek dış politika ile kurtuluş savaşı sonrasında askeri güç kullanma yoluna gitmedi.Avrupada ve dünyada olan ilişkilerini normalleştirme yoluna giderek dış politikayı başarı ile idare idare etti Atatürk.Türkiye bu şekilde ikinci dünya savaşının yıkıcı rüzgarından korunmuş oldu.Özetle günümüz Türkiye'sine bakıldığında sancılı bir süreç yaşanmasına neden olsa da reformların büyük bir kısmının pozitif etkisi olduğu su götürmez. Her ne kadar bir kısım tarafından eleştirilse de aradan 90 yıl geçmesine rağmen kronik meselelerini çözmekte zorlanan bir cumhuriyet kalmıştır ardından Mustafa Kemal'in. Atatürk 10 kasım 1938 de yakalandığı siroz hastalığı nedeniyle ölmüş,kimilerine göre zehirlenerek öldürülmüştür.Dolmabahçe sarayı'nda vefat etti ve kabri Etnografya müzesi'ne kondu.Ardından Anıtkabir yapılarak oraya defnedildi.

Atatürk kuru fasülye pilav ikilisine düşkün olduğu, sabahları kişinin kahve içmek olduğuğu, sanılanın aksine ata kitabına pek sıcak bakmadığı atları, köpekleri ve kuşları çok sevdiğini, iyi derecede Fransızca bildiği, başta matematik olmak üzere pozitif bilimlere fazlasıyla meraklı olduğu bilinmektedir.Ayrıca Savarona isimli bir yatı, fox isminde bir köpeği vardı.Atatürk Time dergisine kapak olmuş ilk Türk olup dünya siyaseti tarafından önemli bir lider olarak görülmektedir.Hatta Clinton yirminci yüzyıla etkisini bırakan en büyük lider olduğunu bir konuşmasında Türkiye'de söylemiştir meclis'te yaptığı konuşmada.Ayrıca Atatürk başta bulunduğu süre içerisinde hiç yurtdışına çıkmamış olup milletler meclisi ne yani birleşmiş milletlere tarafından özel rica edilmek yoluyla bu birliğe dahil olmuştur ve ayrıca ne kadar ileri görüşlü olduğu ikinci dünya savaşından önce söyledikleri ve katıldığı savaşlar da yaptığı hamlelerde, siyasetinde göststererek başarılı sonuçlar alması, onu bu konuda önde kılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder